19.7. VUSLATA ULAŞMAK

Her kim Allah'a ulaşmak istikametinde yola girmiş, yani “İrciî ilâ Rabbiki” (Rabbine dön) emrini yerine getirmek için kendine düşeni yapmışsa, Allah da kendine düşeni yapacaktır. Ve o kişi nefsini tezkiye ettikçe, her nefs kademesinde, kendisine ait ruhun, üzerimizde yaratılan 7 kat göklerdeki, Sıratı Mustakîm yolunda sadece bir kat yükseldiğini görecektir. Bu 7 kat birer birer aşıldıkça, yükseldikçe, kişi için söz konusu olan şey Allahû Tealâ'ya ruhen yaklaşmaktır. Nihâyet 7. kattaki en son 7. âlem geçilince Sidret-ül Müntehâ denilen varlıklar âleminin sonuna ulaşılır ve buradan da Adem'e geçilir ve Allah’ın Zat’ına yoklukta (Adem'de) varılır. Ve Allah’ta fani olunur. Ruhu Allah'a ulaşmış, nefsi tezkiye olmuş bulunan fizik vücut, Allah’ın evvab kulları arasına girmeye hak kazanır. Allahû Tealâ tüm insan ve cinleri bu amaçla yarattığını, yani Allah'a kul olmak hedefiyle yarattığını buyurmaktadır.

51/ZÂRİYÂT-56: Ve mâ halaktul cinne vel inse illâ li ya'budûni.
Ve Ben, insanları ve cinleri (başka bir şey için değil, sadece) Bana kul olsunlar diye yarattım. 

Allah’a ulaşmayı dilemekle birinci safha, mürşide tâbî olmakla ikinci safha kulluğu gerçekleştiren kişi nefs tezkiyesinin sonunda üçüncü safha kulluğu yerine getirerek evvab kul olur. Fizik vücut olarak Allah’ın evvab kulları arasına girmeye hak kazanan kişi, Allahû Tealâ’nın kendisini hangi vazife için yarattığını idrak eden ve bu hedefi gerçekleştiren kişidir. Bu dünya hayatını yaşarken Allah’ın kulları arasına girmeyi hak edemeyen kişi Allah’ın kendisini yaratma maksadını yani “Rabbe KUL olmak” hedefini yerine getirmeden bu dünya hayatını ziyan ile kapatır. Bu dünya hayatındaki manevî ticarette, kâra geçebilmenin ilk şartı, Allah’ın 1. safha kulluğunu gerçekleştiren kulları arasına girebilmektir. 

Gösterim: 489