16/NAHL-121

Bismillâhirrahmânirrahîm

شَاكِرًا لِّأَنْعُمِهِ اجْتَبَاهُ وَهَدَاهُ إِلَى صِرَاطٍ مُّسْتَقِيمٍ

Şâkiren li en’umih(en’umihî), ictebâhu ve hudâhu ilâ sırâtın mustekîm(mustekîmin).

O'nun (Allah'ın) ni'metlerine şükredici idi. (Allah), onu seçti. Ve onu Sıratı Mustakîm'e (Allah'a ulaştıran yola) hidayet etti (ulaştırdı).


1. şâkiren : şükreden
2. li en'umi-hî : onun ni'metlerine
3. ictebâ-hu : onu seçti
4. ve hudâ-hu : ve onu ulaştırdı, hidayete erdirdi
5. ilâ sırâtın mustekîmin : Sıratı Mustakîm'e (Allah'a yönlendirilmiş, Allah'a ulaştıran yola)

AÇIKLAMA 

Bismillâhirrahmânirrahîm

Şura Suresinin 13. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ buyuruyor ki: 

42 / ŞÛRÂ - 13: Şerea lekum mined dîni mâ vassâ bihî nûhan vellezî evhaynâ ileyke ve mâ vassaynâ bihî ibrâhîme ve mûsâ ve îsâ, en ekîmûd dîne ve lâ teteferrekû fîhi, kebure alâl muşrikîne mâ ted’ûhum ileyh(ileyhi), allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men yunîb(yunîbu).
(Allah) dînde, onunla Hz. Nuh'a vasiyet ettiği (farz kıldığı) şeyi (şeriati); “Dîni ikame edin (ayakta, hayatta tutun) ve onda (dînde) fırkalara ayrılmayın.” diye Hz. İbrâhîm'e, Hz. Musa'ya ve Hz. İsa'ya vasiyet ettiğimiz şeyi Sana da vahyederek, size de şeriat kıldı. Senin onları, kendisine çağırdığın şey (Allah'a ulaşmayı dileme) müşriklere zor geldi. Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O'na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır). 

Hz. İbrâhîm, tek Allah'a ve Allah'a teslim olmaya inanıyordu. Bu sebeple Allah'a evvelâ yöneldi, ulaşmayı ve teslim olmayı diledi. Ve Allah onu ölü iken diri yaptı. Allah da onu Kendisine ulaştıracaktı. Hz. İbrâhîm, Allah'a yöneldiği için Allahû Tealâ, 14. basamakta mürşidi olan Cebrail (A.S)'la karşılaştırdı. Ve Cebrail (A.S)'a tâbî olan Hz. İbrâhîm, ruhunu Allah'a doğru yola çıkardı. 2. basamakta Allahû Tealâ, Hz. İbrâhîm'i seçti. Bu yüzden de Allahû Tealâ, Hz. İbrâhîm'in kanitin (yönelen) olduğunu söylemektedir (Nahl 120).

İşte kanitin olan, Allah'a yönelen, Allah'a ulaşmayı dileyip de Allah'ın gözündeki hicab-ı mestureyi, kulaklarındaki vakrayı, kalbindeki ekinneti aldıktan sonra Kendisine yönelen Hz. İbrâhîm'i, Allah önce Sıratı Mustakîm'e, oradan da Kendisine ulaştırdı. Burada Hz. İbrâhîm'in hayatından, Allah'ın seçtiği 2. basamaktan başlayan, Sıratı Mustakîm'e ulaştırdığı (14. basamak) kadar kesit verilmektedir. 

Allahû Tealâ, Nahl-119'da "Allah, Gafûr'dur (mağfiret edendir) ve Rahîm'dir." deyip Hz. İbrâhîm'in nefsi ıslâh edici ameller yaptığını söylemektedir. Yani Hz. İbrâhîm, mürşidine ulaşmış, nefs tezkiyesine başlamıştır. 121. âyet-i kerimede ise "Allah, onu seçti ve Sıratı Mustakîm'e ulaştırdı." demiştir. Böylece Hz. İbrâhîm'in, baştan itibaren 14. basamağa ulaşması netleşmektedir.

16/NAHL-121

Bismillâhirrahmânirrahîm

İmam İskender Ali Mihr

:

O'nun (Allah'ın) ni'metlerine şükredici idi. (Allah), onu seçti. Ve onu Sıratı Mustakîm'e (Allah'a ulaştıran yola) hidayet etti (ulaştırdı).

Diyanet İşleri

:

O’nun nimetlerine şükreden bir önderdi. Allah, onu seçmiş ve doğru yola iletmişti.

Abdulbaki Gölpınarlı

:

Onun nîmetlerine şükrederdi. Tanrı onu seçmiş ve doğru yola sevketmişti.

Adem Uğur

:

Allah'ın nimetlerine şükrediciydi. Çünkü Allah, onu seçmiş ve doğru yola iletmişti.

Ali Bulaç

:

O'nun nimetlerine şükrediciydi. (Allah) Onu seçti ve doğru yola iletti.

Ali Fikri Yavuz

:

Allah’ın nimetlerine şükredendi. Allah da onu seçmiş, doğru bir yola iletmişti.

Bekir Sadak

:

Rabbinin nimetlerine sukrederdi; Rabbi de onu secti ve dogru yola eristirdi.

Celal Yıldırım

:

İlâhî nimetlere şükrederdi. Allah onu seçip dosdoğru bir yola iletmişti.

Diyanet İşleri (eski)

:

Rabbinin nimetlerine şükrederdi; Rabbi de onu seçti ve doğru yola eriştirdi.

Diyanet Vakfi

:

Allah'ın nimetlerine şükrediciydi. Çünkü Allah, onu seçmiş ve doğru yola iletmişti.

Edip Yüksel

:

O'nun nimetlerine şükredici idi. Onu seçti ve onu doğru yola iletti.

Elmalılı Hamdi Yazır

:

Onun ni'metlerine şâkir idi, o onu seçmiş ve doğru bir yola hidayet buyurmuştu

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

:

O'nun nimetlerine şükredendi. Allah, onu seçmiş ve doğru bir yola iletmişti.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

:

Allah'ın nimetlerine şükredendi. Allah onu seçmiş ve doğru yola iletmişti.

Fizilal-il Kuran

:

Rabbinin nimetlerine şükreden bir kuldu, Allah onu seçip dosdoğru yola iletmişti.

Gültekin Onan

:

O'nun nimetlerine şükrediciydi. (Tanrı) Onu seçti ve doğru yola iletti.

Hasan Basri Çantay

:

O, (Allahın) ni'metlerine şükredendi. (Allah) onu beğenib seçmiş, kendisini doğru bir yola iletmîşdi.

İbni Kesir

:

Rabbının nimetlerine şükrederdi. Onu beğenip seçmiş, kendisini doğru bir yola iletmişti.

Muhammed Esed

:

(Çünkü) o, kendisini seçip doğru yola yönelmesini sağlayan (Allah'a), nimetlerinden ötürü her zaman şükranla doluydu.

Ömer Nasuhi Bilmen

:

O'nun nîmetlerine şükredici idi. (Cenâbı Hak da) O'nu mümtaz kıldı. Ve O'nu dosdoğru bir yola hidâyet buyurdu.

Şaban Piriş

:

Allah’ın nimetlerine şükredici idi. Allah, onu seçti ve onu dosdoğru yola iletti.

Suat Yıldırım

:

Allah’ın nimetlerine şükreden bir zat idi. Çünkü Allah onu seçmiş ve doğru yola iletmişti.

Süleyman Ateş

:

O'nun ni'metlerine şükredici idi. (Allâh) onu seçmiş ve doğru yola iletmişti.

Tefhim-ul Kuran

:

O'nun nimetlerine şükrediciydi. (Allah) Onu seçti ve doğru yola iletti.

Ümit Şimşek

:

O, Allah'ın nimetlerine şükredici idi. Allah da onu seçkin kıldı ve dosdoğru bir yola iletti.

Yaşar Nuri Öztürk

:

O'nun nimetlerine şükrediyordu. Allah onu seçip yüceltti ve dosdoğru bir yola kılavuzladı.

Abdullah Aydın

:

Rabbinin nimetlerine şükredendi. Rabbi de onu seçmiş ve doğru yola iletmişti.

Ahmet Davudoğlu

:

Allah'ın nimetlerine şükrediciydi. (Allah) onu seçmiş ve doğru yola hidâyet buyurmuştu.

Ali Arslan

:

Allah'ın nimetlerine şükredici idi. Allah onu seçip doğru yola iletti.

Arif Pamuk

:

Allah'ın nimetlerine şükrediciydi. Rabbi de onu beğenip seçmiş ve doğru yola iletmişti.

Ayntabî Mehmet Efendi

:

Allahû Teâlâ'nın ni'metlerine şâkirdi. Allahû Teâlâ, o'nu seçmiş ve doğru bir yola hidâyet buyurmuştu.

Bahaeddin Sağlam

:

O, Allah'ın bütün nimetlerine şükrederdi. Allah onu seçti ve ona doğru yolu gösterdi.

Diyanet Vakfı (1993)

:

Allah'ın nimetlerine şükrediciydi. Çünkü Allah, onu seçmiş ve doğru yola iletmişti.

Hasan Tahsin Feyizli

:

O'nun nimetlerine şükredendi. (Allah) onu (peygamber) seçti ve kendisini doğru yola iletti.

Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay

:

Rabbinin nimetlerine şükrederdi; Rabbi de onu seçti ve doğru yola eriştirdi.

Hüseyin Kaleli

:

“Nimetlerine şükredendi. O’nu seçti ve kendini dosdoğru yola iletti.”

İsmail Mutlu, Şaban Döğen

:

O, Allah'ın nimetlerine şükreden bir kul idi. Allah da onu seçkin kıldı ve dos doğru bir yola iletti.

Mustafa İslamoğlu

:

O, kendisini seçip dosdoğru bir yola yönelten (Allah’ın) nimetlerine hep şükretti.

Nedim Yılmaz

:

Allah’ın nimetlerine şükredediciydi. Allah O’nu(peygamber) seçti. Ve dosdoğru bir yola iletti.

Ömer Rıza Doğrul

:

Allah'ın ni’metlerine şükrediciydi. (Hak Tealâ onu) seçti ve dosdoğru yola iletti.

Talat Koçyiğit

:

Allah'ın nimetlerine karşı da şükredici idi. Allah onu seçmiş ve dosdoğru yola hidayet etmiştir.

Ziya Kazıcı, Necip Taylan

:

(Allah'ın) ni'metlerine şükredendi. Allah onu beğenip seçti ye doğru yola hidâyet buyurdu.

Bir Heyet

:

Allah'ın nimetlerine şükrediciydi. Çünkü Allah, onu seçmiş ve doğru yola iletmişti.

 

 

 

Gösterim: 587