39/ZUMER-23

Bismillâhirrahmânirrahîm

اللَّهُ نَزَّلَ أَحْسَنَ الْحَدِيثِ كِتَابًا مُّتَشَابِهًا مَّثَانِيَ تَقْشَعِرُّ مِنْهُ جُلُودُ الَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ ثُمَّ تَلِينُ جُلُودُهُمْ وَقُلُوبُهُمْ إِلَى ذِكْرِ اللَّهِ ذَلِكَ هُدَى اللَّهِ يَهْدِي بِهِ مَنْ يَشَاء وَمَن يُضْلِلْ اللَّهُ فَمَا لَهُ مِنْ هَادٍ

Allâhu nezzele ahsenel hadîsi kitâben muteşâbihen mesâniye takşaırru minhu culûdullezîne yahşevne rabbehum, summe telînu culûduhum ve kulûbuhum ilâ zikrillâh(zikrillâhi), zâlike hudallâhi yehdî bihî men yeşâu, ve men yudlilillâhu fe mâ lehu min hâd(hâdin).

Allah, ihdas ettiği (nurların) ahsen olanlarını (rahmet, fazl ve salâvâtı), ikişer ikişer (salâvât-rahmet ve salâvât-fazl), Kitab'a müteşabih (benzer) olarak indirdi. Rab'lerinden huşû duyanların ciltleri ondan ürperir. Sonra onların ciltleri ve kalpleri Allah'ın zikriyle yumuşar, sükûnet bulur (yatışır). İşte bu, Allah'ın hidayetidir, dilediğini onunla hidayete erdirir. Ve Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için bir hidayetçi yoktur.


1. allâhu : Allah
2. nezzele : indirdi
3. ahsene : ahsen, en güzel
4. el hadîsi : hadis, söz (ihdas edilen)
5. kitâben : kitap
6. muteşâbihen : müteşabih, teşbih edilen, benzer, uyumlu
7. mesâniye : ikinci, ikişer ikişer
8. takşaırru : ürperir
9. min-hu : ondan
10. culûdu : ciltler, deriler
11. ellezîne : onlar
12. yahşevne : huşû duyarlar
13. rabbe-hum : onların Rabbi
14. summe : sonra
15. telînu : yumuşar, sükûnet bulur, yatışır
16. culûdu-hum : onların ciltleri, derileri
17. ve kulûbu-hum : ve onların kalpleri
18. ilâ zikri allâhi : Allah'ın zikrine
19. zâlike : işte bu
20. hudâllâhi (hudâ allâhi) : Allah'ın hidayeti
21. yehdî : hidayete erdirir
22. bihî : onunla
23. men : kim, kimse, kişi
24. yeşâu : diler
25. ve men : ve kim, kimse, kişi
26. yudlil : dalâlette bırakır
27. allâhu : Allah
28. fe : böylece, artık
29. : yoktur
30. lehu : ona, onun için
31. min : den
32. hâdin : hidayetçi

AÇIKLAMA 

Bismillâhirrahmânirrahîm

Allah, kimi Kendisine ulaştırmayı dilerse onun göğsünü yarar ve İslâm'a (Allah'a teslim olmaya) açar. Teslimi gerçekleştirecek olan unsur, kişinin göğsünden kalbine yol açılmasıdır. İşte Allahû Tealâ, bu nurların gelişinden bahsetmektedir. Kur'ân-ı Kerim bir zarftır, içindeki kelimelerse mazruftur. Kişiye ikişer ikişer gelerek kalbine girecek olan nurlar salâvâtla rahmet ve salâvâtla fazldır. Salâvâtla rahmette, salâvât zarftır; rahmet mazruftur. Salâvâtla fazlda, salâvât zarftır; fazl mazruftur. Allahû Tealâ diyor ki: 

24 / NÛR - 21: Yâ eyyuhâllezîne âmenû lâ tettebiû hutuvâtiş şeytân(şeytâni), ve men yettebi’ hutuvâtiş şeytâni fe innehu ye’muru bil fahşâi vel munker(munkeri) ve lev lâ fadlullâhi aleykum ve rahmetuhu mâ zekâ minkum min ehadin ebeden ve lâkinnallâhe yuzekkî men yeşâu, vallâhu semî’un alîm(alîmun).
Ey âmenû olanlar, şeytanın adımlarına tâbî olmayın! Ve kim şeytanın adımlarına tâbî olursa o taktirde (şeytanın adımlarına uyduğu taktirde) muhakkak ki o (şeytan), fuhşu (her çeşit kötülüğü) ve münkeri (inkârı ve Allah'ın yasak ettiklerini) emreder. Ve eğer Allah'ın rahmeti ve fazlı sizin üzerinize olmasaydı (nefsinizin kalbine yerleşmeseydi), içinizden hiçbiri ebediyyen nefsini tezkiye edemezdi. Lâkin Allah, dilediğinin nefsini tezkiye eder. Ve Allah, Sem'î'dir (en iyi işitendir) Alîm'dir (en iyi bilendir). 

Allah'ın rahmeti ve fazlı üzerinize olmasaydı yani kalbinize ulaşmasaydı içinizden hiçbiriniz nefsinizi tezkiye edemezdiniz: 

2 / BAKARA - 156: Ellezîne izâ esâbethum musîbetun, kâlû innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn(râciûne).
Onlar ki, kendilerine bir musîbet isabet ettiği zaman: “Biz muhakkak ki Allah içiniz (O'na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O'na döneceğiz (ulaşacağız).” derler. 

2 / BAKARA - 157: Ulâike aleyhim salâvâtun min rabbihim ve rahmetun ve ulâike humul muhtedûn(muhtedûne).
İşte onlar (dünya hayatında Allah'a mutlaka döneceklerinden emin olanlar) ki Rab'lerinden salâvât ve rahmet onların üzerinedir. İşte onlar, onlar hidayete ermiş olanlardır. 

Nefs tezkiyesinin temelini zikirle Allah'ın katından nefsin kalbine gönderilen salâvâtla rahmet ve salâvâtla fazl isimli iki grup nur teşkil eder.

39/ZUMER-23

Bismillâhirrahmânirrahîm

İmam İskender Ali Mihr

:

Allah, ihdas ettiği (nurların) ahsen olanlarını (rahmet, fazl ve salâvâtı), ikişer ikişer (salâvât-rahmet ve salâvât-fazl), Kitab'a müteşabih (benzer) olarak indirdi. Rab'lerinden huşû duyanların ciltleri ondan ürperir. Sonra onların ciltleri ve kalpleri Allah'ın zikriyle yumuşar, sükûnet bulur (yatışır). İşte bu, Allah'ın hidayetidir, dilediğini onunla hidayete erdirir. Ve Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için bir hidayetçi yoktur.

Diyanet İşleri

:

Allah, sözün en güzelini; âyetleri, (güzellikte) birbirine benzeyen ve (hükümleri, öğütleri, kıssaları) tekrarlanan bir kitap olarak indirmiştir. Rablerinden korkanların derileri (vücutları) ondan dolayı gerginleşir. Sonra derileri de (vücutları da) kalpleri de Allah’ın zikrine karşı yumuşar. İşte bu Kur’an Allah’ın hidayet rehberidir. Onunla dilediğini doğru yola iletir. Allah, kimi saptırırsa artık onun için hiçbir yol gösterici yoktur.

Abdulbaki Gölpınarlı

:

Bir Allah'tır ki sözün en güzelini indirmiştir bir kitap halinde, bir kısmı, bir kısmına benzer, bir kısmı, bir kısmını gerçekleştirir, her şeyi tekrar tekrar bildirir; Rablerinden korkanların tüyleri diken diken olur onu dinlerken, sonra da bedenleri ve gönülleri, Allah'ı anmak için yumuşar; işte bu, Allah'ın bir hidâyetidir ki dilediğini, onunla doğru yola sevk eder ve Allah, kimi doğru yoldan saptırırsa ona yol gösterecek yoktur.

Adem Uğur

:

Allah sözün en güzelini, birbiriyle uyumlu ve bıkılmadan tekrar tekrar okunan bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkanların, bu Kitab'ın etkisinden tüyleri ürperir, derken hem bedenleri ve hem de gönülleri Allah'ın zikrine ısınıp yumuşar. İşte bu Kitap, Allah'ın, dilediğini kendisiyle doğru yola ilettiği hidayet rehberidir. Allah kimi de saptırırsa artık ona yol gösteren olmaz.

Ali Bulaç

:

Allah, müteşabih (benzeşmeli), ikişerli bir kitap olarak sözün en güzelini indirdi. Rablerine karşı içleri titreyerek korkanların O'ndan derileri ürperir. Sonra onların derileri ve kalpleri Allah'ın zikrine (karşı) yumuşar yatışır. İşte bu, Allah'ın yol göstermesidir, onunla dilediğini hidayete erdirir. Allah, kimi saptırırsa, artık onun için de bir yol gösterici yoktur.

Ali Fikri Yavuz

:

Allah, kelâmın en güzeli olan Kur’an’ı, (icaz, hikmet ve belâğatda) ayetleri birbirine benzer, mükerrer (kıssa ve öğütlerle dolu) bir kitab halinde indirdi. Öyle ki, Rablerinden (iç duygusu ile) korkanların derileri, ondan ürperir. Sonra derileri de, kalbleri de Allah’ın zikrine (dönerek rahmet ayetleriyle) yumuşar. İşte bu Kitab, Allah’ın (insanlar için gönderdiği) rehberidir. Allah onunla dilediğine hidayet verir. Kimi de Allah saptırırsa, artık ona hidayet edecek yoktur.

Bekir Sadak

:

Allah, ayetleri birbirine benzeyen ve yer yer tekrar eden Kitap'i sozlerin en guzeli olarak indirmistir. Rablerinden korkanlarin, bu Kitap'tan tuyleri urperir, sonra hem derileri ve hem de kalbleri Allah'in zikrine yumusar ve yatisir. Iste bu Kitap, Allah'in dogruluk rehberidir, onunla istedigini dogru yola eristirir. Allah kimi de saptirirsa artik ona yol gsteren bulunmaz.

Celal Yıldırım

:

Allah, sözün en güzelini indirdi ; birbirine benzer uyumlu ahenkli ikişer ikişer (tekrar ede ede) bir Kitap. Rabbından saygı ile korkanların ondan derileri ürperir, sonra da hem derileri, hem kalbleri Allah'ın zikrine yumuşar. Bu, Allah'ın doğru yolu gösteren rehberidir; dilediğini onunla doğru yola iletir. Allah kimi sapıklık içinde bırakırsa, onun için doğru yolu gösteren yoktur.

Diyanet İşleri (eski)

:

Allah, ayetleri birbirine benzeyen ve yer yer tekrar eden Kitap'ı sözlerin en güzeli olarak indirmiştir. Rablerinden korkanların, bu Kitap'tan tüyleri ürperir, sonra hem derileri ve hem de kalbleri Allah'ın zikrine yumuşar ve yatışır. İşte bu Kitap,Allah'ın doğruluk rehberidir, onunla istediğini doğru yola eriştirir. Allah kimi de saptırırsa artık ona yol gösteren bulunmaz.

Diyanet Vakfi

:

Allah sözün en güzelini, birbiriyle uyumlu ve bıkılmadan tekrar tekrar okunan bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkanların, bu Kitab'ın etkisinden tüyleri ürperir, derken hem bedenleri ve hem de gönülleri Allah'ın zikrine ısınıp yumuşar. İşte bu Kitap, Allah'ın, dilediğini kendisiyle doğru yola ilettiği hidayet rehberidir. Allah kimi de saptırırsa artık ona yol gösteren olmaz.

Edip Yüksel

:

ALLAH en güzel hadisi, tutarlı ve ikişerli bir kitap halinde indirdi. Rab'lerini sayanların derileri ondan dolayı ürperir. Sonra derileri ve kalpleri ALLAH'ın mesajına karşı yumuşar. Bu, ALLAH'ın yol göstermesidir; dilediğini ve/veya dileyeni ona ulaştırır. ALLAH'ın saptırdığı bir kimseye rehber bulunmaz

Elmalılı Hamdi Yazır

:

Allah kelâmın en güzelini indirdi, ikizli, ahenkli bir kitab, ondan rablarına saygısı olanların derileri örperir, sonra derileri de kalbleri de Allahın zikrine yumşar, o işte Allah rehberidir, Allah onunla dilediğini doğru yola çıkarır, her kimi de Allah şaşırtırsa artık ona hidayet edecek yoktur

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

:

Allah sözün en güzelini, ikizli (uyumlu ve ahenkli) bir kitap olarak indirdi. Ondan Rablerine saygısı olanların derileri (tüyleri) ürperir. Sonra derileri de kalpleri de Allah'ın zikrine karşı yumuşar; işte bu, Allah'ın rehberidir. Allah onunla dilediğini doğru yola çıkarır. Her kimi de Allah şaşırtırsa, artık ona hidayet edecek yoktur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

:

Allah, kelamın en güzelini ikizli, ahenkli bir kitap olarak indirdi. Ondan Rablerine saygısı olanların derileri ürperir. Sonra derileri de, kalpleri de Allah'ın zikrine karşı yumuşar. İşte bu Allah'ın rehberidir. Allah, onunla dilediğini doğru yola çıkarır. Her kimi de Allah şaşırtırsa, artık ona doğru yolu gösterecek yoktur.

Fizilal-il Kuran

:

Allah, ayetleri birbirine benzeyen ve yer yer tekrar eden Kitab'ı, sözlerin en güzeli olarak indirmiştir. Rabb'lerinden korkanların bu Kitap'dan derileri ürperir; sonra hem derileri hem de kalpleri Allah'ın zikriyle yumuşar. İşte bu Kitap, Allah'ın doğruluk rehberidir; O'nunla dilediğini doğru yola iletir. Allah kimi de saptırırsa, onu doğru yola eriştirecek kimse bulunmaz.

Gültekin Onan

:

Tanrı, müteşabih (benzeşmeli), ikişerli bir kitap olarak sözün en güzelini indirdi. Rablerine karşı içleri titreyerek korkanların O'ndan derileri ürperir. Sonra onların derileri ve kalpleri Tanrı'nın zikrine (karşı) yumuşar yatışır. İşte bu, Tanrı'nın yol göstermesidir, onunla dilediğini hidayete erdirir. Tanrı, kimi saptırırsa, artık onun için de bir yol gösterici yoktur.

Hasan Basri Çantay

:

Allah, kelâmının en güzelini — (âyetleri birbiriyle) âhenkdâr, katmerli (tıklım büklüm hakıykatleri dolu) bir kitâb haalinde — indirmişdir ki Rablerine derin saygı göstermekde olanların ondan derileri ürperir, sonra da hem derileri, hem kalbleri Allahın zikrine (yatışıb) yumuşar, işte bu (kitâb) Allahın (gönderdiği) bir rehberdir ki O, kimi dilerse ona bununla hidâyet verir. Allah kimi de sapdırırsa artık onun yolunu doğrultucu yokdur.

İbni Kesir

:

Allah, sözün en güzelini; ahenkli, ikişerli bir kitab halinde indirmiştir. Rabblarından korkanların ondan derileri ürperir. Sonra hem derileri hem de kalbleri Allah'ın zikrine karşı yumuşar. Bu, Allah'ın hidayet rehberidir, onunla istediğini hidayete eriştirir. Allah kimi de saptırırsa; ona bir daha yol gösteren bulunmaz.

Muhammed Esed

:

Allah, bütün öğretilerin en güzelini, kendi içinde tutarlı, (gerçeğin) her türlü ifadesini çeşitli biçimlerde tekrarlayan bir ilahi kelam şeklinde indirir; (bir ilahi kelam ki) Rablerinden korkanların ondan tüyleri ürperir; (fakat) sonunda Allah'ı(n rahmetini) hatırlayınca kalpleri ve tenleri yumuşar, sakinleşir. İşte Allah'ın rehberliği böyledir: (Doğruya yönelmek) isteyeni bu şekilde doğru yola eriştirir; Allah'ın saptırdığı (kişi) ise, hiçbir yol gösterici bulamaz.

Ömer Nasuhi Bilmen

:

Allah, kelâmının en güzelini, âyetleri birbirine benzer ve ikişer ikişer olarak bir kitap halinde indirdi. Rablerinden korkanların derileri ondan ürperir, sonra derileri ve kalbleri Allah'ın zikrine yumuşar. O (Kur'an) Allah'ın bir hidâyet rehberidir, onunla dilediğini hidâyete kavuşturur ve her kimi ki, Allah dalâlete düşürür, artık onun için bir hidayet edici yoktur.

Şaban Piriş

:

Allah, sözün en güzelini, birbirine benzeterek bir kitap halinde indirmiştir. Rab’lerinden korkanların ondan tüyleri ürperir. Sonra Allah’ın uyarısına derileri ve kalpleri yumuşar. İşte bu Allah’ın rehberidir. Onunla dilediğine yol gösterir. Allah, kimi de sapıklıkta bırakırsa, onun da bir rehberi yoktur.

Suat Yıldırım

:

Allah sözlerin en güzelini indirmiştir. Allah’ın vahiy yolu ile gönderdiği bu söz, her tarafı birbirini tutan, gerçekleri, farklı üsluplarla tekrar tekrar beyan eden bir kitaptır. Rab’lerini tazim edenlerin derileri onu okuyup dinlerken ürperti duyar. Sonra derileri ve kalpleri Allah’ı anmakla ısınıp yumuşar, sükûnet bulur. İşte bu, Allah’ın hidâyetidir ki onunla dilediğine yol gösterir. Ama Allah’ın şaşırttığı kimseyi ise hiç kimse doğru yola koyamaz.

Süleyman Ateş

:

Allâh, sözün en güzelini, (Kur'ân'ın âyetlerini güzellikte) birbirine benzer, ikişerli bir Kitap halinde indirdi. Rablerinden korkanların, ondan derileri ürperir, sonra derileri ve kalbleri Allâh'ın zikrine yumuşar. İşte bu (Kitap) Allâh'ın rehberidir. Dilediğini bununla doğru yola iletir. Ama Allâh kimi sapıklığında bırakırsa artık ona yol gösteren olmaz.

Tefhim-ul Kuran

:

Allah, müteşabih (benzeşmeli), ikişerli bir kitap olarak sözün en güzelini indirdi. Rablerine karşı içleri titreyerek korku duyanların ondan derileri ürperir. Sonra da onların derileri ve kalpleri Allah'ın zikrine (karşı) yumuşar yatışır. İşte bu, Allah'ın yol göstermesidir, onunla dilediğini hidayete eriştirir. Allah, kimi saptırırsa, artık onun için de bir yol gösteren yoktur.

Ümit Şimşek

:

Allah sözün en güzelini, âyetleri birbirine benzeyen ve tekrarlayan bir kitap olarak peş peşe indirmiştir. Rablerinden korkanlar onu işittiklerinde tenleri ürperir. Sonra hem tenleri, hem kalpleri Allah'ın zikrine karşı yumuşar. Bu Allah'ın hidayetidir ki, dilediğine onunla yol gösterir. Allah'ın saptırdığını ise yola getirecek yoktur.

Yaşar Nuri Öztürk

:

Allah, sözün en güzelini, birbirine benzer iç içe ikili manalar ifade eden bir Kitap halinde indirmiştir. Rablerinden korkanların ondan derileri ürperir. Sonra da hem derileri hem de kalpleri, Allah'ın Zikri/Kur'an'ı karşısında yumuşar. Bu, Allah'ın kılavuzudur ki, onunla dilediğini/dileyeni hidayete erdirir. Allah'ın saptırdığına gelince, ona kılavuzluk edecek yoktur.

Abdullah Aydın

:

Allah, âyetleri birbirine benzeyen ve mükerreren (ikişerli olarak) gelen Kur'an'ı sözlerin en güzeli olarak indirmiştir. Rablerinden korkanların bu kitaptan tüyleri ürperir. Sonra hem derileri, hem de yürekleri (rahmet âyetleriyle) yumuşar. İşte bu Kitap, Allah'ın doğruluk rehberidir. Onunla istediğini doğru yola sevkeder. Allah kimi de saptırırsa, artık ona doğru yolu gösteren olmaz.

Ahmet Davudoğlu

:

Allah, kelâmının en güzelini (ayetleri birbirine) ahenkli, katmerli (hakikatlerle dolu) bir kitap halinde indirdi. Öyle ki, Rablerinden korkanların derileri ondan ürperir. Sonra derileri de, kalpleri de Allah'ın zikrine (alışıp) yumuşar. İşte bu, Allah'ın hidayetidir ki, onunla dilediğini doğru yola çıkarır. Kimi de Allah şaşırtırsa, artık ona hidayet verecek yoktur.

Ali Arslan

:

Allah kelâmın en güzelini (ayetlerinin biri diğerine) benzer ve tekrarlanmış bir kitap halinde indirdi. Rablerinden korkanların ondan (bu kitaptan azap âyetleri okunduğu zaman) derileri ürperir. Sonra onların derileri ve kalpleri Allah'ın zikrine (yönelerek) yumuşar. İşte bu Allah'ın hidayetidir. Onunla dilediğini hidayete eriştirir. Allah kimi saptınrsa artık ona hidayet edecek yoktur.

Arif Pamuk

:

Allah, ayetleri birbirine ahenkli ve mükerrer (hakikatlarla) gelen Kitab'ı, sözlerin en güzeli olarak indirmiştir. Rablerinden korkanların bu Kitab'dan derileri ürperir, sonra hem derileri hem de kalpleri, Allah'ın zikrine ısınıp yumuşar. İşte bu Kitab, Allah'ın dilediğini onunla doğru yola ilettiği hidayet rehberidir. Allah kimi de saptırırsa artık ona yol gösteren olmaz.

Ayntabî Mehmet Efendi

:

Allah, âyetleri birbirine benzeyen ve (hükümleri, öğütleri) yer yer tekrar eden, Kitabı sözlerin en güzeli olarak indirmiştir. Rablerinden korkanların, bu kitaptan tüyleri ürperir. Sonra Allahû Tealâ'nın (rahmet ve mağfireti) zikrine, derileri de kalpleri de yumuşar, sükûn bulur. İşte bu, Allah'ın hidayetidir ki, O dilediğini bununla doğru yola çıkarır. Allahû Tealâ, her kimi şaşırtırsa, artık ona hidayet edecek yoktur.

Bahaeddin Sağlam

:

Allah, sözün en güzelini, birbirine benzeyen (destekleyen), ikili bir sisteme dayalı bir kitap olarak indirmiştir. Ondan, Rablerine karşı saygı duyanların derileri ürperir. Sonra derileri ve gönülleri Allah'ın zikrine ısınıp yumuşar. Bu, Allah'ın hidayetidir. Onunla istediğini doğru yola iletir. Allah kimi de saptırırsa, onun için artık doğru yolu gösterici olamaz.

Diyanet Vakfı (1993)

:

Allah, sözün en güzelini birbiriyle uyumlu ve bıkılmadan tekrar tekrar okunan bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkanların, bu kitabın etkisinden tüyleri ürperir, derken hem bedenleri ve hem de gönülleri Allah'ın zikrine ısınıp yumuşar. İşte bu Kitap, Allah'ın dilediğini kendisiyle doğru yola ilettiği hidayet rehberidir. Allah kimi de saptırırsa artık ona yol gösteren olmaz.

Hasan Tahsin Feyizli

:

Allah, sözlerin en güzeli (olan Kuran'ın âyetleri)ni, hem aynı benzerlik (ve ahenk)te, hem de tekrarlı (ve birbiriyle karşılıklı şekilde ifadeli) bir kitap olarak indirdi. Rabb'lerinden korkanların, on(daki tehditler)den derileri ürperir, sonra da (ondaki rahmet ve müjdeden) derileri ve kalpleri Allah'ın zikri için yumuşar. İşte bu (Kitap), Allah'ın (gönderdiği) rehberidir. Dilediğine, bununla doğru yolu gösterir. Allah kimi de sapıklıkta bırakırsa, artık ona doğru yolu gösteren bulunmaz.

Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay

:

Allah, âyetlerini birbirine benzeyen ve yer yer tekrar eden Kitabı sözlerin en güzeli olarak indirmiştir. Rablerinden korkanların, bu Kitaptan tüyleri ürperir, sonra hem derileri ve hem de kalpleri Allah'ın zikrine yumuşar ve yatışır. İşte bu Kitap, Allah'ın doğruluk rehberidir, onunla istediğini doğru yola eriştirir. Allah kimi de saptırırsa artık ona yol gösteren bulunmaz.

Hüseyin Kaleli

:

“Allâh, sözün en güzelini benzeşen tekrarlanan bir kitap olarak indirmiştir. Rabblerinden korkanların ondan derileri ürpertir. Sonra onların derileri ve kalpleri Allâh’ın zikrine yatışır. Bu, Allâh’ın hidâyetidir. Onunla dileyeceği kimseye hidâyet eder. Allâh kimi de saptırırsa, artık onun bir hidâyetçisi yoktur.”

İsmail Mutlu, Şaban Döğen

:

Allah sözün en güzelini, ayetleri bir biriyle ahenkli şekilde, teyid ve takviye icin mühim hususları tekrarlayarak ve herşeyin iki yönünüde açıkca beyan eder tarzda indirmiştir. Rablerinden korkarların, O'nu işittiklerinde tüyleri ürperir. Sonra Allah'ın zikriyle tenleride kalpleride yatışır. Bu Allah'ın hidayetidir ki, onunla dilediğine yol gösterir. Allah'ın saptırdığını ise doğru yola iletecek kimse yoktur.

Mustafa İslamoğlu

:

Allah, öğretilerin en güzelini, biri diğerine atıf yaparak tekrarlanan, çift kutuplu bir hitap olarak indirmiştir: (öyle bir hitap ki,) Rablerine karşı derin bir saygıyla titreyenlerin ondan dolayı tenleri ürperir; ardından Allah’ı(n sonsuz rahmetini) hatırlayınca kalpleri ve tenleri yatışır. İşte bu Allah’ın hidayetidir: isteyeni bununla doğru yola ulaştırmayı diler. Allah’ın saptırdığı kimse, artık asla yol gösterici bulamaz.

Nedim Yılmaz

:

Sözün en güzelini birbirine benzer tekrarlanan bir kitap halinde Allah indirmiştir. Rablerine karşı saygı ile karışık bir korku duyanların o kitaptan derileri ürperir sonra hem derileri hem kalpleri Allah’ın zikrine ısınıp, yumuşar. İşte bu Allah’ın gönderdiği rehberdir. Allah, onunla dilediğini doğru yola iletir. Allah, kimi saptırırsa artık onun için hiçbir yol gösterici yoktur.

Ömer Rıza Doğrul

:

Hak Teâlâ sözün en güzelini vahyetmiştir. (Allah'ın vahyi) Her tarafı birbirini tutan, her şeyi tekrar tekrar beyan eden Kitap’tır. O’ndan Rablerinden korkanların tüyleri ürperir, yürekleri titrer. Sonra Allah’ı anmakla içleri açılır, yürekleri ferahlar. Allah'ın hidayeti işte budur. dilediğini ona iletir. Allah'ın şaşkınlık ve sapıklık içinde bıraktıklarına yol gösteren bir kimse bulunmaz.

Talat Koçyiğit

:

Allah, sözün en güzelini, âyetleri güzellikle birbirine benzeyen ve mükerrer olarak gelen bir kitap şeklinde indirmiştir. Allah'tan korkanların ondan tüyleri ürperir. Sonra Allah'ın zikriyle derileri ve kalpleri sükûna kavuşur. İşte bu kitap Allah'ın rehberidir ve onunla dilediğine hidayet eder. Allah, kimi de sapıklıkta bırakırsa, artık onun için hiçbir yol gösteren bulunmaz.

Ziya Kazıcı, Necip Taylan

:

Allah, kelâmın en güzeli olan Kur'an'ı birbirine benzer ve çift çift olarak inzal etti. Rablerinden korkanların derileri ondan ürperir. Sonra da derileri ve kalpleri Allah'ın zikri ile yumuşar. Bu hal, Allah'ın onunla dilediğini hidayet buyurmasıdır. Allah'ın saptırdığına hidayet edici yoktur.

Bir Heyet

:

Allah ayetleri birbirine benzeyen ve mükerreren gelen Kitabı sözlerin en güzeli olarak indirmiştir. Rablerinden korkanların bu Kitaptan derileri ürperir, sonra hem derileri ve hem de kalpleri Allah'ın zikrine ısınıp yumuşar. İşte bu Kitap, Allah'ın, dilediğini onunla doğru yola ilettiği hidayet rehberidir. Allah kimi de saptınrsa artık ona yol gösteren olmaz.

 

 

Gösterim: 597