43/ZUHRÛF-14

Bismillâhirrahmânirrahîm

وَإِنَّا إِلَى رَبِّنَا لَمُنقَلِبُونَ

Ve innâ ilâ rabbinâ le munkalibûn(munkalibûne).

Muhakkak ki biz, Rabbimize mutlaka dönecek olanlarız.


1. ve innâ : ve muhakkak ki biz
2. ilâ rabbi-nâ : Rabbimize
3. le : mutlaka
4. munkalibûne : dönenler, dönecek olanlar

AÇIKLAMA 

Bismillâhirrahmânirrahîm

Allah bütün insanların Allah'a ulaşmayı dilemesini ister ama insanların büyük kısmı Allah'a ulaşmayı dilemezler. Oysaki diledikleri andan itibaren şu dünyadaki en mutlu insanlar olmak için ilk adımı atmış olacaklardır. Allahû Tealâ, Allah'a ulaşmayı dileyen herkes için mutlaka sözünü gerçekleştirecek, o kişilerin ruhlarını mutlaka Kendisine ulaştıracaktır.

Buradaki muhtevada, insan ruhunun ölmeden evvel Allah'a ulaşması, mülâki olması Allah'ın temel emridir. 

Zuhruf Suresinin bu 14. âyet-i kerimesi insan ruhunun Allah'a mutlaka döneceğini ifade etmektedir. Kişi, Allah'a ulaşmayı diler ve ruhu Allah'a ulaşır. Allah'a ulaşmayı dilemezse o kişinin ruhunun ancak ölümden sonra Allah'a ulaşması söz konusudur. İnsanlar, ruhlarını ister kendileri ister Azrail (A.S), yardımcı melekleriyle beraber ulaştırsın netice değişmez. Her halükârda herkesin ruhu mutlaka Allah'a ulaşacaktır. 

Bu âyetteki "munkalibûn" ifadesi Allah'a ulaşmayı dileyenlerin ruhlarını Allah'a ulaştırması anlamına gelir. Çünkü munkalibûn mânâ itibari ile bir değişimi ihtiva eder. İnsanın Allah'a ulaşmayı dilemesi, nefs tezkiyesini yapması, ruhunun 7 tane gök katını aşarak Allahû Tealâ'ya ulaşması ve Allah'ın Zat'ında ruhun yok olması devamlı değişimdir.

43/ZUHRÛF-14

Bismillâhirrahmânirrahîm

İmam İskender Ali Mihr

:

Muhakkak ki biz, Rabbimize mutlaka dönecek olanlarız.

Diyanet İşleri

:

(12-14) O, bütün çiftleri yaratan, üzerlerine kurulasınız, sonra da, kurulduğunuzda, Rabbinizin nimetini hatırlayasınız ve “Bunu hizmetimize veren Allah’ın şanı yücedir. Bunlara bizim gücümüz yetmezdi. Şüphesiz biz Rabbimize döneceğiz” diyesiniz diye sizin için bindiğiniz gemileri ve hayvanları yaratandır.

Abdulbaki Gölpınarlı

:

Ve şüphe yok ki biz, Rabbimize döneceğiz deyin diye.

Adem Uğur

:

Biz şüphesiz Rabbimize döneceğiz (demelisiniz).

Ali Bulaç

:

Ve biz elbette, Rabbimize çevrilip döneceğiz."

Ali Fikri Yavuz

:

Ve Muhakkak biz, dönüb Rabbimize varacağız.”

Bekir Sadak

:

(12-14) Her sinif varligi yaratan O'dur. Gemiler ve hayvanlardan binesiniz diye size binekler var etmistir. Butun bunlar; uzerlerine oturunca Rabbinizin nimetini anarak: «Bunlari buyrugumuza veren ne yucedir; zaten bizim takatimiz bunlara yetmezdi; suphesiz Rabbimize dnecegiz» demeniz icindir.

Celal Yıldırım

:

Ve elbette biz, dönüp dolaşıp Rabbımıza döneceğiz.

Diyanet İşleri (eski)

:

(12-14) Her sınıf varlığı yaratan O'dur. Gemiler ve hayvanlardan binesiniz diye size binekler var etmiştir. Bütün bunlar; üzerlerine oturunca Rabbinizin nimetini anarak: 'Bunları buyruğumuza veren ne yücedir; zaten bizim takatimiz bunlara yetmezdi; şüphesiz Rabbimize döneceğiz' demeniz içindir.

Diyanet Vakfi

:

Biz şüphesiz Rabbimize döneceğiz (demelisiniz).

Edip Yüksel

:

'Ve biz, sonunda Rabbimize döneceğiz.'

Elmalılı Hamdi Yazır

:

Ve her halde biz dönüp dolaşıp rabbımıza varacağız

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

:

Ve muhakkak biz dönüp dolaşıp Rabbimize varacağız.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

:

«Gerçekten biz Rabbimize döneceğiz.»

Fizilal-il Kuran

:

Biz şüphesiz Rabbimize döneceğiz deyin.

Gültekin Onan

:

Ve biz elbette, rabbimize çevrilip döneceğiz (lemünkalibun).

Hasan Basri Çantay

:

(13-14) Tâki sırtlarında karaar kılasınız, sonra üzerlerine yerleşince (kalblerinizle) Rabbinizin ni'metini iyice düşünesiniz ve (dilinizle de) «Bunları bize râmeden Allahın şânı ne yücedir, münezzehdir. Yoksa biz bunlara güc yetiremezdik. Biz herhalde, ancak Rabbimize dönüb gidicileriz», diyesiniz.

İbni Kesir

:

Ve biz, şüphesiz Rabbımıza döneceğiz.

Muhammed Esed

:

o halde biz mutlaka O'na döneceğiz!" diyesiniz.

Ömer Nasuhi Bilmen

:

(14-15) «Ve şüphe yok ki, biz Rabbimize elbette dönüp gidicileriz.» Öyle iken onun için kullarından bir cüz isnat ettiler. Şüphe yok ki, (bu gibi bir) insan elbette apaçık bir küfürbazdır.

Şaban Piriş

:

(13-14) Onların sırtlarına bitip oturmanız, sonra da: Rabbiniz'in nimetlerini hatırlamanız, onlara yerleştikten sonra da: -Bunu, hizmetimize veren Allah ne yücedir. Yoksa buna bizim gücümüz yetmezdi ve biz elbette Rabbimiz'e döneceğiz demeniz için..

Suat Yıldırım

:

(13-14) Ta ki onların üstüne binerken Rabbinizin nimetini hatırlayasınız ve şöyle diyesiniz: "Bunları bizim hizmetimize veren Allah yüceler yücesidir, her türlü eksiklikten münezzehtir. O lütfetmeseydi biz buna güç yetiremezdik. Muhakkak ki biz sonunda Rabbimize döneceğiz."

Süleyman Ateş

:

"Biz elbette Rabbimize döneceğiz."

Tefhim-ul Kuran

:

Ve biz elbette, Rabbimize çevrilip döneceğiz.

Ümit Şimşek

:

'Sonunda hepimiz Rabbimize döneceğiz.'

Yaşar Nuri Öztürk

:

"Ve gerçekten biz, halden hale geçerek Rabbimize mutlaka döneceğiz."

Abdullah Aydın

:

“Şüphe yok ki Rabbimize döneceğiz.”

Ahmet Davudoğlu

:

“Ve herhalde biz, dönüp Rabbimize varacağız.” deyin.

Ali Arslan

:

“Şüphesiz ki biz Rabbimize döneceğiz.”

Arif Pamuk

:

"Biz elbette Rabbimize döneceğiz."

Ayntabî Mehmet Efendi

:

“Ve biz Rabbimiz celle şânuhu'ya rücu edeceğiz.”

Bahaeddin Sağlam

:

“Ve elbette biz, Rabbimize döneceğiz.”

Diyanet Vakfı (1993)

:

“Biz şüphesiz Rabbimize döneceğiz.”

Hasan Tahsin Feyizli

:

“Ve elbette biz Rabb'imize dön(üp gid)eceğiz.”

Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay

:

“Rabbimize döneceğiz.” demeniz içindir.

Hüseyin Kaleli

:

(13-14) “Sırtlarında denk durmanız, sonra üzerinde rahatlaştığınız zaman Rabbinizin nimetini hatırlamanız ve: “Bunu bize müsahhar kılanı tenzih ederiz. Değilse O’na güç yetirenler olmazdık ve şüphesiz biz, ancak Rabbimize dönenleriz.” demeniz içindir.”

İsmail Mutlu, Şaban Döğen

:

"Muhakkak ki sonunda Rabbimize döneceğiz."

Mustafa İslamoğlu

:

(13-14) Bu sayede sırtlarına kuruluphükmedesiniz; ve onlara hükmettiğiniz her zaman da, Rabbinizin nimetini anıp şöyle diyesiniz: “Bütün bunları bizim yararımıza bir yasaya bağlayan Allah’ın şanı ne yücedir; aksi halde bizim gücümüz buna asla yetmezdi. Nihayet şu kesin ki biz, elbet Rabbimize döneceğiz!”

Nedim Yılmaz

:

Elbette biz sadece Rabbimize döneceğiz (diyesiniz).

Ömer Rıza Doğrul

:

Biz muhakkak Rabbimize döneceğiz.

Talat Koçyiğit

:

“Şüphesiz bir, Rabbimize döneceğiz.”

Ziya Kazıcı, Necip Taylan

:

“Biz Rabbimize dönüp varacağız.”

Bir Heyet

:

“Biz şüphesiz Rabbimize döneceğiz.”

 

 

Gösterim: 361