1 2 3 4 5 6 7

1/FÂTİHA-6

Bismillâhirrahmânirrahîm

اهدِنَا الصِّرَاطَ المُستَقِيمَ

İhdinas sırâtel mustakîm(mustakîme).

(Bu istiane'n ile) bizi, SIRATI MUSTAKÎM'e hidayet et (ulaştır).


1. ihdi-nâ : bizi hidayet et, ulaştır
2. es sırâte el mustakîme : Sıratı Mustakîm, Allah'a ulaştıran yol

AÇIKLAMA 

Bismillâhirrahmânirrahîm

İstiane, Sıratı Mustakîm'e ulaşmak için istenilmektedir.

Sıratı Mustakîm, insan ruhunu Allah'a ulaştıran yolun adıdır.

6 / EN'ÂM - 87: Ve min âbâihim ve zurriyyâtihim ve ihvânihim, vectebeynâhum ve hedeynâhum ilâ sırâtın mustekîm(mustekîmin). 
Ve onların babalarından, zürriyetlerinden (nesillerinden) ve kardeşlerinden onları seçtik. Ve onları Sıratı Mustakîm'e (Allah'a ruhu ulaştıran yola) hidayet ettik (ulaştırdık). 

6 / EN'ÂM - 88: Zâlike hudallâhi yehdî bihî men yeşâu min ıbâdih(ıbâdihî), ve lev eşrekû le habita anhum mâ kânû ya’melûn(ya’melûne).
İşte bu Allah'ın hidayetidir. Kullarından dilediğini onunla hidayete erdirir. Ve eğer şirk koşsalardı, elbette yapmış oldukları şeyler heba olurdu (boşa giderdi). 

4 / NİSÂ - 175: Fe emmâllezîne âmenû billâhi va’tesamû bihî fe se yudhıluhum fî rahmetin minhu ve fadlın ve yehdîhim ileyhi sırâtan mustekîmâ (mustekîmen).
Böylece Allah'a âmenû olanları (ölmeden önce ruhunu Allah'a ulaştırmayı dileyenleri) ve O'na (Allah'a) sarılanları ise, (Allah) kendinden bir rahmetin ve fazlın içine koyacak ve onları, kendisine ulaştıran “Sıratı Mustakîm”e hidayet edecektir (ulaştıracaktır). 

15 / HİCR - 41: Kâle hâzâ sırâtun aleyye mustekîm(mustekîmun).
Allahû Tealâ şöyle buyurdu: “İşte bu, Bana yönlendirilmiş (Bana ulaştıran) yoldur.” 

Kişi Allah'a ulaşmayı dilediği andan itibaren 1. Sıratı Mustakîm'in üzerindedir. Daha sonra kişiyi mürşide ulaştıran 2. Sıratı Mustakîm'dir. 

3. Sıratı Mustakîm, Tarîki Mustakîm'i de içerisine alan 4 tane sebîlden oluşur. Vuslatla, Allah'ın Zat'ında yok olmakla, sığınağa sığınmakla noktalanır. Allah'ın Zat'ına ulaşmak, Allah'a mülâki olmak, bu Sıratı Mustakîm ile gerçekleşir. 

Mürşide tâbiiyetle beraber, devrin imamının ruhu kişinin başının üzerine gelip, ruhuna vücudu terketmesini emreder. Hangi mürşide tâbî olduysa onu Allah tayin etmiştir: 

16 / NAHL - 9: Ve alallâhi kasdus sebîli ve minhâ câir(câirun), ve lev şâe le hedâkum ecmaîn(ecmaîne). 
Ve sebîllerin (dergâhlardan Sıratı Mustakîm'e ulaşan bütün yolların yani mürşidlerin) tayini, Allah'ın üzerinedir. Ve ondan sapanlar vardır. Ve eğer O dileseydi, sizin hepinizi hidayete erdirirdi. 

Her mürşidin bulunduğu dergâhtan devrin imamının bulunduğu ana dergâha, gözle görülmeyen yeryüzünün sathına paralel yollar vardır. Bu yollar "sebîl" adını alırlar. Sebil kişinin ruhunu, tâbî olduğu dergâhtan devrin imamının dergâhına kadar ulaştırır. Bundan sonraki kesim Tarîki Mustakîm adını alır. 

Kişinin ruhu vücudundan ayrılır ve Allah'a doğru yola çıkmak üzere ana dergâha ulaşır. 

Fatiha-5, Fatiha-6 ile Bakara-46 kişinin, ruhunu ölmeden evvel Allah'a ulaştırmaya yakîn hasıl ederek kesinlikle inanan kişileri kapsar. İşte bu kesin inancın sahibi olan insanlar, mürşidlerine ulaşırlar ve ruhlarını Allah'a ulaştıracak olan Sıratı Mustakîm'e, mutlaka ulaştırırlar.

1/FÂTİHA-6

Bismillâhirrahmânirrahîm

İmam İskender Ali Mihr

:

(Bu istiane'n ile) bizi, SIRATI MUSTAKÎM'e hidayet et (ulaştır).

Diyanet İşleri

:

(6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

Abdulbaki Gölpınarlı

:

Bize doğru yolu göster,

Adem Uğur

:

Bize doğru yolu göster.

Ali Bulaç

:

Bizi doğru yola ilet;

Ali Fikri Yavuz

:

Bizi, (Îtikat, söz, iş ve ahlâkımızda) doğru yola ilet. (Bizi, İslâm dini ve Peygamber yolu olan hak yolda sâbit eyle...)

Bekir Sadak

:

Bizi dogru yola eristir.

Celal Yıldırım

:

Bizi doğru yola ilet.

Diyanet İşleri (eski)

:

Bizi doğru yola eriştir.

Diyanet Vakfi

:

Bize doğru yolu göster.

Edip Yüksel

:

Bizi doğru yola ilet.

Elmalılı Hamdi Yazır

:

Hidayet eyle bizi doğru yola

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

:

Hidayet eyle bizi doğru yola!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

:

Hidayet eyle bizi doğru yola,

Fizilal-il Kuran

:

Bizleri doğru yola ilet,

Gültekin Onan

:

(6-7) Bizi doğru yola ilet; kendilerine nimet verdiklerinin yoluna, gazaba uğrayanların ve sapmışların değil.

Hasan Basri Çantay

:

(6-7) Bizi doğru yola, kendilerine ni'met verdiklerinin yoluna ilet, gazaba uğrayanlarınkine, sapıklarınkine değil.

İbni Kesir

:

Bizi dosdoğru yola ilet.

Muhammed Esed

:

Bizi dosdoğru yola ilet,

Ömer Nasuhi Bilmen

:

(6-7) Bizleri doğru yola hidâyet et, o kendilerine in'am etmiş olduğun zâtların yoluna ilet, gazaba uğramışların ve sapık bulunmuşların yoluna değil.

Şaban Piriş

:

(6-7) Bizi doğru yola, nimet verdiğin kimselerin yoluna ilet. Gazaba uğrayanların ve sapanların değil..

Suat Yıldırım

:

Bizi doğru yola, Sana doğru varan yola ilet.

Süleyman Ateş

:

Bizi doğru yola ilet!

Tefhim-ul Kuran

:

(6-7) Bizi dosdoğru yola ilet, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna, gazaba uğrayanların ve sapıklarınkine değil.

Ümit Şimşek

:

Bizi doğru yola ilet.

Yaşar Nuri Öztürk

:

Dosdoğru giden yola ilet bizi...

Abdullah Aydın

:

(6-7) Ey yüce Rabbim! Doğru yola yöneltip iyilik ve ihsanda bulunduğun kimselerle birlikte bizi de doğru yola ulaştır. Sapıklık ve gazabına uğramışların yoluna değil.

Ahmet Davudoğlu

:

(6-7) Bizi doğru yola, nimetlerine erdirdiğin kimselerin yoluna eriştir, hışma uğrayanların ve sapmışların yoluna değil (âmin).

Ali Arslan

:

(6-7) Bizi doğru yola ilet! Nimet verdiğin yoluna!.. Gazabına uğrayanların ve sapıtanların yoluna değil!

Arif Pamuk

:

(6-7) Bizi doğru yola ilet. Bizleri o gazabına uğramışların ve sapmışların yoluna değil, kendilerine nimet verdiğin mutlu kimselerin yoluna (eriştir.) Âmin.

Ayntabî Mehmet Efendi

:

(6-7) Bizi doğru yola hidayet et. (Bizi doğru yolda sabit kıl. Bu yoldan maksat, İslâm'dır. Kur'an-ı Kerîm ve içindeki hükümleridir.) O kendilerine ni'met (haz ve saadet) verdiklerinin (Enbiya ve sıddîklardan, şehid ve salihlerden in'âm ettiğin dostlarının) yoluna. Gazabına uğrayıp İslâm'ı terk edenlerin (Yahudilerin) yoluna değil, heva ve hevesine uyup doğru yoldan azmışların (Hıristiyanların) yoluna da değil.

Bahaeddin Sağlam

:

(6-7) Kendilerine nimet verdiğin (peygamberler, sıddîkler, şehidler ve salihler) yoluna, (sebepler dünyasında boğulup) gazabına maruz kalanların yoluna değil ve (yanlış yola girip) saplanan sapıkların yoluna değil.

Diyanet Vakfı (1993)

:

(6-7) Bize doğru yolu göster. Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yolunu; gazaba uğramışların ve sapmışların yolunu değil!

Hasan Tahsin Feyizli

:

(6-7) Kendilerine (lütfûndan) nimet verdiğin (iyi) kimselerin yoluna, (geçmiş dinlerde olduğu gibi) kendilerine gazâb edilmişlerin ve sapıklarınkine değil(Ya Rabbi).

Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay

:

(6-7) Nimete erdirdiğin kimselerin yoluna eriştir....

Hüseyin Kaleli

:

(5-6-7) “Ancak sana kulluk ederiz. Yine ancak senden yardım dileriz. Bizi dosdoğru yola ilet. Kendilerine buğz edilenlerin ve sapıklarınkine değil, kendilerini nimetlendirdiklerinin yoluna (yönelt).”

İsmail Mutlu, Şaban Döğen

:

(6-7) Bizi doğru yola ilet. Kendilerine nimet ve ihsanda bulunduğun peygamberlerinin ve onlara tâbi olan sâlih kullarının yoluna ilet, gazabına uğrayanların ve sapıtmış olanların yoluna değil. Âmin.

Mustafa İslamoğlu

:

(6-7) Bizi doğru yola, nimet verdiğin kimselerin yoluna ilet. Gazaba uğramışların ve sapmışların yoluna değil.

Nedim Yılmaz

:

(6-7) Bizi doğru yola. Nimet verdiğin kimselerin yoluna ilet, gazaba uğramışların ve sapmışların yoluna değil.

Ömer Rıza Doğrul

:

(6-7) Bizi doğru yola ilet, ni’mete erenlerin gazaba uğramayanların ve sapmayanların dosdoğru yoluna.

Talat Koçyiğit

:

(6-7) Kendilerine nimet verdiğin kimselerin yoluna... Gazabına uğrayanların ve sapık olanların yoluna değil.

Ziya Kazıcı, Necip Taylan

:

(6-7) Bizi doğru yola ilet, kendilerine ni'met verdiklerinin yoluna. Gazaba uğrayaların ve sapklarınkine değil.

Bir Heyet

:

(6-7) Bize doğru yolu göster. Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yolunu; gazaba uğramışların ve sapmışların yolunu değil!

Gösterim: 1261