1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28

71/NÛH-1

Bismillâhirrahmânirrahîm

إِنَّا أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَى قَوْمِهِ أَنْ أَنذِرْ قَوْمَكَ مِن قَبْلِ أَن يَأْتِيَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

İnnâ erselnâ nûhan ilâ kavmihî en enzir kavmeke min kabli en ye’tiyehum azâbun elîm(elîmun).

Muhakkak ki Biz, Hz. Nuh’u kendi kavmine: “Kavmini onlara, elîm azap gelmeden önce uyar.” diye (resûl olarak) gönderdik.

1. innâ : muhakkak ki biz
2. erselnâ : biz gönderdik
3. nûhan : Nuh
4. ilâ kavmi-hî : kendi kavmine
5. en enzir : uyarması
6. kavme-ke : senin kavmin, kavmini
7. min kabli : önceden, önce
8. en ye'tiye-hum : onlara gelmesi
9. azâbun : azap
10. elîmun : elîm, acı
AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm
Allahû Tealâ Hz. Nuh'u kendi kavmine gönderiyor. Kavmi azmış durumda. Mutlaka üzerlerine azap gelecek. Bu sebeple kavmini uyarması için. Hz. Nuh Nebî'dir yani Peygamber'dir. Ama burada kendi kavmine gönderildiği için Kavminin Resûlü sıfatıyla gönderiliyor.

71/NÛH-1

Bismillâhirrahmânirrahîm

İmam İskender Ali Mihr

:

Muhakkak ki Biz, Hz. Nuh'u kendi kavmine: “Kavmini onlara, elîm azap gelmeden önce uyar.” diye (resûl olarak) gönderdik.

Diyanet İşleri

:

Şüphesiz biz Nûh’u, kavmine, “Kendilerine elem dolu bir azap gelmeden önce kavmini uyar” diye peygamber olarak gönderdik.

Abdulbaki Gölpınarlı

:

Şüphe yok ki biz, onlara elemli bir azap gelmeden korkut kavmini diye göndermiştik Nûh'u, kavmine.

Adem Uğur

:

Kendilerine yakıcı bir azap gelmeden önce kavmini uyar, diye Nuh'u kendi kavmine gönderdik.

Ali Bulaç

:

Şüphesiz, biz Nuh'u; "Kavmini, onlara acı bir azab gelmeden evvel uyar" diye kendi kavmine (peygamber olarak) gönderdik.

Ali Fikri Yavuz

:

Gerçekten biz, Nûh’u kavmine gönderdik: “-Kavmine acıklı bir azab gelmezden önce onları korkut” diye...

Bekir Sadak

:

«illetine can yakici bir azap gelmezden once onlari uyar» diye Nuh'u milletine gonderdik.

Celal Yıldırım

:

Şüphesiz ki biz, Nuh'u kendi milletine peygamber olarak gönderdik de, elem verici bir azâb gelmeden önce onları uyar, (dedik).

Diyanet İşleri (eski)

:

'Milletine can yakıcı bir azap gelmezden önce onları uyar' diye Nuh'u milletine gönderdik.

Diyanet Vakfi

:

Kendilerine yakıcı bir azap gelmeden önce kavmini uyar, diye Nuh'u kendi kavmine gönderdik.

Edip Yüksel

:

'Kendilerine acı azap gelmezden önce halkını uyar,' diye Nuh'u halkına gönderdik.

Elmalılı Hamdi Yazır

:

Haberiniz olsun ki biz Nuhu kavmına gönderdik, kavmını inzar et diye, gelmezden evvel onlara bir azâbı elîm

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

:

Haberiniz olsun ki, Biz Nuh'u: «Kendilerine elim bir azap gelmeden önce kavmini uyar!» diye kavmine gönderdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

:

Gerçekten biz Nûh'u kavmine gönderdik, «kavmine acı bir azap gelmezden önce onları uyar» diye.

Fizilal-il Kuran

:

Milletine can yakıcı bir azab gelmezden önce onları uyar diye Nuh'u milletine peygamber olarak gönderdik.

Gültekin Onan

:

Şüphesiz biz Nuh'u; "Kavmini onlara acı bir azab gelmeden evvel uyar" diye kendi kavmine (peygamber olarak) gönderdik.

Hasan Basri Çantay

:

Hakıykat, biz Nuuhu kavmine gönderdik. «Kendilerine elem verici bir azâb gelmezden evvel kavmini (onunla) korkut» diye.

İbni Kesir

:

Doğrusu Biz; Nuh'u kavmine gönderdik. Kendilerine elim bir azab gelmezden önce kavmini uyar, diye.

Muhammed Esed

:

Biz Nuh'u kendi toplumuna göndererek "Başlarına şiddetli bir azap gelmeden halkını uyar!" diye (emrettik).

Ömer Nasuhi Bilmen

:

Muhakkak ki, Nûh'u kavmine gönderdik, kendilerine bir elîm azap gelmeden evvel kavmini korkut diye.

Şaban Piriş

:

Kendilerine acı bir azap gelmeden önce kavmini uyar diye Nuh’u kavmine göndermiştik.

Suat Yıldırım

:

Biz Nûh’u kendi milletine peygamber olarak gönderip: "Gayet acı bir azap başlarına gelip çatmadan önce halkını uyar!" dedik.

Süleyman Ateş

:

Biz Nûh'u kavmine gönderdik: "Onlara acı bir azâb gelmezden önce kavmini uyar," diye.

Tefhim-ul Kuran

:

Hiç şüphesiz, biz Nuh'u; «Kavmini, onlara acı bir azab gelmeden evvel uyarıp korkut» diye kendi kavmine (peygamber olarak) gönderdik.

Ümit Şimşek

:

'Başlarına acı bir azap gelmeden önce onları uyar' diye, Biz Nuh'u kavmine gönderdik.

Yaşar Nuri Öztürk

:

Biz, Nûh'u, "Toplumunu, kendilerine korkunç bir azap gelmeden önce uyar!" diye kavmine gönderdik.

 

 

Gösterim: 458