2/BAKARA-79

Bismillâhirrahmânirrahîm

فَوَيْلٌ لِّلَّذِينَ يَكْتُبُونَ الْكِتَابَ بِأَيْدِيهِمْ ثُمَّ يَقُولُونَ هَذَا مِنْ عِندِ اللّهِ لِيَشْتَرُواْ بِهِ ثَمَناً قَلِيلاً فَوَيْلٌ لَّهُم مِّمَّا كَتَبَتْ أَيْدِيهِمْ وَوَيْلٌ لَّهُمْ مِّمَّا يَكْسِبُونَ

Fe veylun lillezîne yektubûnel kitâbe bi eydîhim summe yekûlûne hâzâ min indillâhi li yeşterû bihî semenen kalîlâ(kalîlen), fe veylun lehum mimmâ ketebet eydîhim ve veylun lehum mimmâ yeksibûn(yeksibûne).

Artık elleriyle (emaniye bilgiler içeren) kitabı yazanların vay haline! Sonra da onu (bu yazdıklarını) az bir bedel karşılığında satmak için: “Bu Allah'ın indindendir.” derler. İşte onlara yazıklar olsun , elleriyle yazdıkları şeylerden dolayı ve yazıklar olsun onlara, kazandıkları şeyler sebebiyle.


1. fe : artık
2. veylun : yazıklar olsun, vay haline
3. lillezîne (li ellezîne) : o kimselere, onlara
4. yektubûne : yazarlar
5. el kitâbe : kitap
6. bi eydî-him : elleriyle
7. summe : sonra
8. yekûlûne : derler
9. hâzâ : bu
10. min indillâhi (inde allâhi) : Allah'ın katından
11. li yeşterû : satmak için
12. bi-hi : onu
13. semenen : bedel, ücret
14. kalîlen : az
15. fe : artık
16. veylun : yazıklar olsun, vay haline
17. lehum : onlara
18. mimmâ (min mâ) : şey(ler)den
19. ketebet : yazdı
20. eydî-him : onların elleri, kendi elleri
21. ve veylun : ve yazıklar olsun, vay haline
22. lehum : onlara
23. mimmâ (min mâ) : şey(ler)den
24. yeksibûne : iktisap ediyorlar, kazanıyorlar

AÇIKLAMA 

Bismillâhirrahmânirrahîm

Allah Kur'ân-ı Kerim'e aykırı bir şey yazdırmaz. Kime Kur'ân-ı Kerim'in açıklayıcısı bir şeyler yazdırırsa, insanların Kur'ân-ı Kerim'den unuttukları şeyleri onlara hatırlatmak içindir. Değiştirilen Kur'ân-ı Kerim'in özünün insanları kurtaramayacak bir noktaya ulaştığı yerde, Allahû Tealâ velîlerine bir şeyler yazdırırsa ve onunla Kur'ân-ı Kerim âyetlerini açıklarsa, bu insanlar onları yalanlarlar. Fakat eldeki ölçü, Allah'ın yazdırdığı Kur'ân-ı Kerim'dir. 

Hangi kitap Allah tarafından yazdırılır, hangisi yazdırılmaz?

Allah sadece yazdırdığı Kur'ân-ı Kerimi'nin özüne uygun olan kitapları yazdırır. Her devirde Allah'ın birçok evliyası kitaplar yazmışlardır. Ama yazdıkları kitaplar Allah'ın açıkladığı statüye tam olarak uygundur. emaniyyecilerin yazdığı kitaplar da Kur'ân-ı Kerim'i yok sayan, Kur'ân-ı Kerim'e tamamen ters düşen hükümler taşıyan, onu tahrif eden kitaplardır.

İşte emaniyye odur ki 14 asırda İslâm dîninin insanları cennet ve dünya saadetine ulaştıran bütün hükümlerini yok etmiştir. Kur'ân'da bu hükümler varolmasına rağmen tatbikattan kaldırmış İslâm'ı kolları ve bacakları kesik hale getirip bütün insanları cehenneme ulaştıracak bir dîn haline getirmiştir. Onlar Allah'ın lânetine uğramış insanlardır. Ve milyonlarca insanın kanına girdikleri için, onların hepsinin cehenneme gitmesine sebep oldukları için Allahû Tealâ tarafından büyük cezalara muhatap kılınacak olanlardır. Öyleyse emaniyye kitapların sahipleri, metin üzerinde Allah'ın kitaplarını tahrif edenlerdir. Ama Kur'ân-ı Kerim'e gelince bu mümkün olmamıştır. emaniyyeciler, Kur'ân-ı Kerim'i tahrif edemeyince onun tatbikatını tahrif etmeyi hedef almışlar, 14 asırda da bunu başarmışlardır.

Ne mutlu size ki bütün bu tahrif edilen nesneleri size, bir bir açıklamak üzere bizler varız artık. Hamdederiz, şükrederiz Yüce Rabbimize ki, bir tane Kur'ân-ı Kerim var. ne söylüyorsak Oradan söylüyoruz. ve bir de bakıyoruz ki Kur'ân-ı Kerim'le insanların yazdığı el yazması kitaplar birbirine tamamen ters şeyleri içeriyor. ve o emaniyye kitaplar sebebiyle insanların cennete girmek ve dünya saadetine ulaşmak imkânları tamamen sıfırlanmış durumda. İmkânsız hale getirilmiş ama insanlar gerçekleri bilmedikleri için kendilerinin kurtulacağını zannediyorlar.

İşte bu bir zanna tâbî olma olayıdır.

2/BAKARA-79

Bismillâhirrahmânirrahîm

İmam İskender Ali Mihr

:

Artık elleriyle (emaniye bilgiler içeren) kitabı yazanların vay haline! Sonra da onu (bu yazdıklarını) az bir bedel karşılığında satmak için: “Bu Allah'ın indindendir.” derler. İşte onlara yazıklar olsun , elleriyle yazdıkları şeylerden dolayı ve yazıklar olsun onlara, kazandıkları şeyler sebebiyle.

Diyanet İşleri

:

Vay o kimselere ki, elleriyle Kitab’ı yazarlar, sonra da onu az bir karşılığa değişmek için, “Bu, Allah’ın katındandır” derler. Vay ellerinin yazdıklarından ötürü onların hâline! Vay kazandıklarından dolayı onların hâline!

Abdulbaki Gölpınarlı

:

Elleriyle kitap yazıp sonra da az bir para almak için bu, Allah tarafından geldi diyenlerin vay hallerine. Elleriyle yazdıklarından, o kitabı, kendileri düzdüklerinden dolayı vay hallerine, kazançları yüzünden vay hallerine.

Adem Uğur

:

Elleriyle (bir) Kitap yazıp sonra onu az bir bedel karşılığında satmak için "Bu Allah katındandır" diyenlere yazıklar olsun! Elleriyle yazdıklarından ötürü vay haline onların! Ve kazandıklarından ötürü vay haline onların!

Ali Bulaç

:

Artık vay hallerine; kitabı kendi elleriyle yazıp, sonra az bir değer karşılığında satmak için "Bu Allah katındandır" diyenlere. Artık vay, elleriyle yazdıklarından dolayı onlara; vay kazanmakta olduklarına.

Ali Fikri Yavuz

:

Artık büyük azâb o kimseleredir ki, kendi elleriyle Tevrat’ı yazarlar da, sonra biraz para almak için: “- Bu Allah tarafındandır.” derler. Ellerinin yazdıkları yüzünden büyük azâb onlara; kazanmakta oldukları günah yüzünden yazıklar olsun onlara...

Bekir Sadak

:

Vay, Kitabi elleriyle yazip, sonra da onu az bir degere satmak icin, «Bu Allah katindandir» diyenlere! Vay ellerinin yazdiklarina! Vay kazandiklarina!

Celal Yıldırım

:

Kitabı elleriyle yazdıktan sonra onu önemsiz bir paha karşılığında satmak için, «Bu Allah katındandır» diyenlerin vay haline! Elleriyle yazdıklarından dolayı vay onlara!. Vay, kazanmakta oldukları şeyden onlara!..

Diyanet İşleri (eski)

:

Vay, Kitabı elleriyle yazıp, sonra da onu az bir değere satmak için, 'Bu Allah katındandır' diyenlere! Vay ellerinin yazdıklarına! Vay kazandıklarına!

Diyanet Vakfi

:

Elleriyle (bir) Kitap yazıp sonra onu az bir bedel karşılığında satmak için «Bu Allah katındandır» diyenlere yazıklar olsun! Elleriyle yazdıklarından ötürü vay haline onların! Ve kazandıklarından ötürü vay haline onların!

Edip Yüksel

:

Kitab'ı elleriyle yazdıktan sonra onu ucuz bir fiyata satmak için onun ALLAH'tan olduğunu söyleyenlerin vay haline. Ellerinin yazdığından dolayı vay haline onların. Kazandıklarından dolayı vay haline onların!

Elmalılı Hamdi Yazır

:

Artık vay o kimselere ki kendi elleriyle kitap yazarlar da sonra biraz para almak için «bu, Allah tarafındandır» derler, artık vay o ellerinin yazdıkları yüzünden onlara, vay o kazandıkları vebal yüzünden onlara

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

:

Artık o kimselerin vay haline ki, kendi elleriyle kitap yazarlar da sonra biraz para almak için: «Bu Allah tarafındandır.» derler. Artık vay o ellerinin yazdıkları yüzünden onlara! Vay o kazandıkları vebal yüzünden onlara!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

:

Artık o kimselerin vay haline ki, kendi elleriyle kitap yazarlar da sonra biraz para almak için «Bu Allah katındandır.» derler. Artık vay o elleriyle yazdıkları yüzünden onlara, vay o kazandıkları vebal yüzünden onlara!..

Fizilal-il Kuran

:

Kendi elleri ile kitabı yazdıktan sonra karşılığında birkaç para elde etmek amacı ile, «Bu, Allah katından geldi» diyenlerin vay haline! Ellerinin yazdığından ötürü vay başlarına geleceklere! (Yine) Kazandıkları paradan ötürü vay başlarına geleceklere!..

Gültekin Onan

:

Kitabı elleriyle yazdıktan sonra onu az bir değer karşılığında satmak için "bu Tanrı katındandır" diyenlerin vay haline. Ellerinin yazdığından dolayı vay haline onların. Kazandıklarından / kazanmakta olduklarından dolayı vay haline onların!

Hasan Basri Çantay

:

Artık, elleriyle Kitabı (Tevrâtı yalan yanlış) yazıb da sonra onu az bir bahâ ile satabilmek için «Bu, Allah karındadır» diyegelenlerin vay haaline!.. Vay ellerinin yazdıklarından başlarına geleceklere! Vay şu kazanmakda oldukları (rişvet, günah) yüzünden onlara!.

İbni Kesir

:

Vay, kitabı elleriyle yazıp da sonra az bir paha ile satabilmek için; bu, Allah katındandır, diyenlerin, ellerinin yazdıklarından dolayı vay onlara! Vay onlara. O kazanmış oldukları yüzünden.

Muhammed Esed

:

O halde, yazıklar olsun onlara ki, kendi elleriyle, ilahi kelam(dan olduğunu iddia ettikleri hususlar)ı kaydettikten sonra, az bir kazanç elde etmek için, "Bu Allah'tandır!" derler. (Böyle diyerek) kendi elleriyle kaydettiklerinden ötürü yazıklar olsun onlara! Ve yine bütün o kazandıklarından ötürü yazıklar olsun böylelerine!

Ömer Nasuhi Bilmen

:

İmdi veyl o kimselere ki, kitabı elleriyle yazarlar da sonra bununla az bir paha satın almak için, «Bu Allah tarafındandır» derler. Artık veyl onlara, o ellerinin yazmış olduğu şeylerden dolayı. Ve veyl onlara o kazanmış oldukları şeylerden dolayı!

Şaban Piriş

:

Kitabı kendi elleriyle yazıp sonra onu az bir paraya satabilmek için: -Bu, Allah katındandır, diyenlerin vay haline! Vay ellerinin yazmış olduğundan dolayı başlarına geleceklere! Kazandıklarından dolayı vay onların haline!

Suat Yıldırım

:

Elleriyle kitap yazıp, biraz para almak için: "Bu Allah tarafındandır." diyenlerin vay haline! Vay o ellerinin yazdıklarından ötürü onlara! Vay o kazandıkları vebal yüzünden onlara!

Süleyman Ateş

:

Vay haline o kimselerin ki, Kitabı elleriyle yazıp, az bir paraya satmak için, "Bu Allâh katındandır," derler! Ellerinin yazdığından ötürü vay haline onların! Kazandıklarından ötürü vay haline onların!

Tefhim-ul Kuran

:

Artık vay hallerine; kitabı kendi elleriyle yazıp, sonra az bir değer karşılığında satmak için: «Bu Allah katındandır» diyenlere. Artık vay, elleriyle yazdıklarından dolayı onlara; vay kazanmakta olduklarına.

Ümit Şimşek

:

Yazıklar olsun o kimselere ki, kitabı kendi elleriyle yazarlar, sonra da, onunla az bir para elde etmek için 'Bu Allah katındandır' derler. Yazıklar olsun elleriyle yazdıkları yüzünden onlara, yazıklar olsun kazandıkları yüzünden onlara!

Yaşar Nuri Öztürk

:

Yazıklar olsun o kişilere ki, Kitap'ı kendi elleriyle yazarlar da sonra onunla basit bir karşılık satın alsınlar diye, "İşte bu, Allah katındandır!" derler. Vay haline onların, ellerinin yazdıkları yüzünden! Vay haline onların, kazanıp durdukları yüzünden!

Gösterim: 969