20/TÂHÂ-75

Bismillâhirrahmânirrahîm

وَمَنْ يَأْتِهِ مُؤْمِنًا قَدْ عَمِلَ الصَّالِحَاتِ فَأُوْلَئِكَ لَهُمُ الدَّرَجَاتُ الْعُلَى

Ve men ye’tihî mu’minen kad amiles sâlihâti fe ulâike lehumud derecâtul ulâ.

Ve kim salih ameller (nefs tezkiyesi) yapmışsa ve O'na (Allah'a) mü'min olarak gelirse o zaman işte onlar, onlar için yüksek dereceler vardır.


1. ve men : ve kim
2. ye'ti-hî : ona gelir
3. mu'minen : mü'min olarak
4. kad : olmuştu
5. amile es sâlihâti : salih ameller (nefs tezkiyesi)
6. fe : böylece, artık
7. ulâike : işte onlar
8. lehum : onlar için vardır
9. ed derecâtu : dereceler
10. el ulâ : yüksek

AÇIKLAMA 

Bismillâhirrahmânirrahîm

Mü'min olmak keyfiyeti, Allah'a ulaşmayı dilemektir. 

Allah'a ulaşmayı dileyen kişi, Allahû Tealâ tarafından 12 ihsanla teçhiz edilir ve irşad makamına ulaşır. 7 ni'met alır. Bu ni'metlerden birincisi, devrin imamının ruhunun kişinin başının üzerine gelmesidir. İkincisi, kalbin içine îmânın yazılmasıdır. 

Bütün insanların başlangıçta kalpleri mühürlüdür ve kalplerinde îmân yoktur, küfür vardır. Ama kim Allah'a ulaşmayı dilerse o zaman kalbindeki mühür açılır ve küfür alınır. Sonra o kişi mutlak Allahû Tealâ tarafından mürşidine ulaştırılacak ve kalbinin içine îmân yazılacak ve böylece îmânı artan bir mü'min olacaktır. 

58 / MUCÂDELE - 22: Lâ tecidu kavmen yû’munûne billâhi vel yevmil âhîri yuvâddûne men hâddallâhe ve resûlehu ve lev kânû âbâehum ve ebnâehum ve ihvânehum ev aşîretehum, ulâike ketebe fî kulûbihimul îmâne ve eyyedehum bi rûhin minhu, ve yudhıluhum cennâtin tecrî min tahtihâl enhâru hâlidîne fîhâ, radıyallâhu anhum ve radû anhu, ulâike hizbullâh(hizbullâhi), e lâ inne hizbullâhi humul muflihûn(muflihûne).
Allah'a ve ahiret gününe (ölmeden önce Allah'a ulaşmaya) îmân eden bir kavmi, Allah'a ve O'nun Resûl'üne karşı gelenlere muhabbet duyar bulamazsın. Ve onların babaları, oğulları, kardeşleri veya kendi aşiretleri olsa bile. İşte onlar ki, (Allah) onların kalplerinin içine îmânı yazdı. Ve onları, Kendinden bir ruh ile destekledi (orada eğitilmiş olan, devrin imamının ruhu onların başlarının üzerine yerleşir). Ve onları, altından nehirler akan cennetlere dahil edecek. Onlar orada ebediyyen kalacak olanlardır. Allah, onlardan razı oldu. Ve onlar da O'ndan (Allah'tan) razı oldular. İşte onlar, Allah'ın taraftarlarıdır. Gerçekten Allah'ın taraftarları, onlar, felâha erenler değil mi? 

20/TÂHÂ-75

Bismillâhirrahmânirrahîm

İmam İskender Ali Mihr

:

Ve kim salih ameller (nefs tezkiyesi) yapmışsa ve O'na (Allah'a) mü'min olarak gelirse o zaman işte onlar, onlar için yüksek dereceler vardır.

Diyanet İşleri

:

(75-76) Her kim de O’na salih ameller işlemiş bir mü’min olarak varırsa, işte onlar için en yüksek dereceler, içinden ırmaklar akan, içinde ebediyyen kalacakları Adn cennetleri vardır. İşte bu, günahlardan temizlenenlerin mükâfatıdır.

Abdulbaki Gölpınarlı

:

Ve kim de inanmış ve iyi işlerde bulunmuş bir halde ona gelirse işte o çeşit kişileredir yüce dereceler.

Adem Uğur

:

Kim de iyi davranışlarda bulunmuş bir mümin olarak O'na varırsa, üstün dereceler işte sırf bunlar içindir.

Ali Bulaç

:

"Kim O'na iman edip salih amellerde bulunarak O'na gelirse, işte onlar, onlar için de yüksek dereceler vardır."

Ali Fikri Yavuz

:

Kim de O’na, bir mümin olarak, salih ameller işlemiş olduğu halde varırsa, işte, onlara en yüksek dereceler var.

Bekir Sadak

:

(75-76) Rabbine inanmis ve yararli is yaparak gelenlere, iste onlara, en ustun dereceler, iclerinden irmaklar akan, icinde temelli kalacaklari Adn cennetleri vardir. Bu, arinanlarin mukafatidir.*

Celal Yıldırım

:

Kim de Rabbine mü'min olarak ve iyi yararlı amellerde bulunarak gelirse, işte onlar için en yüksek dereceler vardır.

Diyanet İşleri (eski)

:

(75-76) Rabbine inanmış ve yararlı iş yaparak gelenlere, işte onlara, en üstün dereceler, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları Adn cennetleri vardır. Bu, arınanların mükafatıdır.

Diyanet Vakfi

:

Kim de iyi davranışlarda bulunmuş bir mümin olarak O'na varırsa, üstün dereceler işte sırf bunlar içindir.

Edip Yüksel

:

İnanmış ve erdemli bir hayat sürmüş olarak O'na gelenler ise, yüksek dereceleri hakkederler:

Elmalılı Hamdi Yazır

:

Her kim de ona mü'min olarak salih ameller işlemiş bir halde varırsa işte onlara en yüksek dereceler var

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

:

Her kim de mümin olarak ve yararlı işler yapmış bir halde varırsa, işte onlara en yüksek dereceler vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

:

Kim de ona bir mümin olarak salih ameller işlemiş olduğu halde varırsa, işte onlara en yüksek dereceler vardır.

Fizilal-il Kuran

:

Kim Rabbine, iyi ameller işlemiş bir mü'min olarak gelirse işte onlar için yüksek dereceler vardır.

Gültekin Onan

:

"Kim O'na salih ameller işlemiş bir inançlı olarak gelirse, işte onlar, onlar için de yüksek dereceler vardır."

Hasan Basri Çantay

:

«Kim de Ona îman etmiş, iyi iyi amel (ve hareket) lerde bulunmuş olarak gelirse işte onlar, onlar için de en yüksek dereceler»,

İbni Kesir

:

Kim de O'na iman etmiş ve salih ameller işlemiş olarak gelirse; işte onlara en üstün dereceler vardır.

Muhammed Esed

:

Oysa, (Rabbinin huzuruna) dürüst ve erdemli davranışlar ile mümin olarak çıkan kimseye gelince, (öte dünyada) en yüksek makamlar işte böylelerinin olacaktır:

Ömer Nasuhi Bilmen

:

«Her kim de sâlih sâlih ameller işlemiş olduğu halde O'na mü'min olarak gelirse işte onlar için en yüksek dereceler vardır.»

Şaban Piriş

:

Kim de mümin ve doğruları yapmış olarak gelirse, işte onlar için de en yüksek dereceler vardır.

Suat Yıldırım

:

Her kim de makbul ve güzel işler yapmış mümin olarak gelirse, onlara da pek yüksek mevkiler vardır.

Süleyman Ateş

:

Kim de iyi işler yapmış bir mü'min olarak O'na gelirse, işte onlar için de yüksek dereceler vardır:

Tefhim-ul Kuran

:

«Kim de O'na iman edip salih amellerde bulunmuş olarak O'na gelirse, işte onlar, onlar için de yüksek dereceler vardır.»

Ümit Şimşek

:

Kim de mü'min olarak ve güzel işler yapmış halde gelirse, onlar için de yüksek mertebeler vardır:

Yaşar Nuri Öztürk

:

O'nun huzuruna, hayra ve barışa yönelik iyilikler üretmiş bir mümin olarak varana gelince, işte böyleleri için çok yüksek dereceler öngörülmüştür.

Abdullah Aydın

:

Kim de O'na îmân etmiş, iyi işlerde bulunmuş olarak varırsa, işte onlara en yüksek dereceler vardır.

Ahmet Davudoğlu

:

Her kim de O'na, mü'min ve yararlı işler yapmış olduğu halde varırsa, işte onlara en yüksek dereceler vardır.

Ali Arslan

:

Kim iyi davranışlarda bulunmuş bir mü'min olarak O'na (ölür de) varırsa, işte üstün dereceler onlar içindir.

Arif Pamuk

:

Her kim de ona, inanmış ve yararlı işler yapmış olduğu halde gelirse, onlara en yüksek dereceler vardır.

Ayntabî Mehmet Efendi

:

Kim de Rabbine îmân etmiş, salih ameller işlemiş olarak gelirse, onlar için yüksek dereceler vardır.

Bahaeddin Sağlam

:

Ve kim de iyi işler yapmış bir mü'min olarak Rabbinin huzuruna gelirse, işte onlar için de çok yüce dereceler vardır.

Diyanet Vakfı (1993)

:

Kim de iyi davranışlarda bulunmuş bir mü'min olarak O'na varırsa, üstün dereceler işte sırf bunlar içindir.

Hasan Tahsin Feyizli

:

Kim de ona iyi işler yapmış bir mü'min olarak gelirse, işte onlar için yüksek dereceler vardır.

Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay

:

Rabbine inanmış ve yararlı iş yaparak gelenlere, işte onlara en üstün dereceler vardır.

Hüseyin Kaleli

:

“Kim de ona yararlı işler yapmış mü’min olarak gelirse, işte bunlar, kendileri için en yüksek dereceler vardır.”

İsmail Mutlu, Şaban Döğen

:

Kim de güzel işler yapmış bir mü'min olarak O'na kavuşursa, yüksek dereceler işte onların hakkıdır.

Mustafa İslamoğlu

:

Ama kim de (sahibine) erdemli işler yaptıran bir iman ile kavuşursa, işte en yüce makamlar onların olacaktır.

Nedim Yılmaz

:

Kim de îmân etmiş ve salih amel işlemiş olarak Rabbine gelirse işte en yüksek dereceler yalnız onlarındır.

Ömer Rıza Doğrul

:

(75-76) Her kim (Allah'a) doğru dürüst işler işlemiş mü'min olarak gelirse, onlara en yüksek dereceler adn cennetleri vardır ki ağaçlarının altından ırmaklar akar. Orada daim kalırlar (kendilerini günahtan) temizleyenlerin mükâfatı budur.

Talat Koçyiğit

:

Kim de O'na iyi amel işlemiş bir mü'min olarak gelirse, işte böyleleri için en yüksek dereceler vardır.

Ziya Kazıcı, Necip Taylan

:

Rabbine, mü'min olarak salih ameller işlemiş olduğu halde kim varırsa, onlara en yüksek dereceler vardır.

Bir Heyet

:

Kim de iyi davranışlarda bulunmuş bir mü'min olarak O'na varırsa, üstün dereceler işte sırf bunlar içindir.

Gösterim: 870