40/MU'MİN-38

Bismillâhirrahmânirrahîm

وَقَالَ الَّذِي آمَنَ يَا قَوْمِ اتَّبِعُونِ أَهْدِكُمْ سَبِيلَ الرَّشَادِ

Ve kâlellezî âmene yâ kavmittebiûni ehdikum sebîler reşâd(reşâdi).

Ve âmenû olan adam şöyle dedi: "Ey kavmim! Bana tâbî olun ki sizi irşad yoluna ulaştırayım."


1. ve kâle : ve dedi
2. ellezî âmene : âmenû olan, îmân eden kimse
3. : ey
4. kavmittebiûni : (kavmi ittebiû-ni)
5. kavmi : kavmim
6. ittebiû-ni : bana tâbî olun
7. ehdi-kum : sizi hidayet edeyim, ulaştırayım
8. sebîle er reşâdi : irşad yolu

AÇIKLAMA 

Bismillâhirrahmânirrahîm

Hidayet kelimesi ulaşmak, ulaştırmak anlamına gelir. Bu âmenû olan adam, firavun ailesinden olan bir mürşiddir. Bihakkın takva seviyesinde; iradesini de Allah'a teslim etmiş ve Allahû Tealâ tarafından irşad makamına tayin edilmiş olan birisidir. "Bana tâbî olun ki;sizi irşad yoluna ulaştırayım." diyor. Bunun mânâsı "Sıratı Mustakîm'e ulaştırayım." dır. Ve o kişi, Allah'ın katında irşad makamının sahibi kılınan, kendisine "İrşada mezun ve memur kılındın." emriyle mürşidlik verilen kişidir. Ruhunu da vechini de nefsini de iradesini de Allah'a teslim etmiştir.

40/MU'MİN-38

Bismillâhirrahmânirrahîm

İmam İskender Ali Mihr

:

Ve âmenû olan adam şöyle dedi: "Ey kavmim! Bana tâbî olun ki sizi irşad yoluna ulaştırayım."

Diyanet İşleri

:

O inanan kimse dedi ki: “Ey kavmim! Bana uyun ki, sizi doğru yola ileteyim.”

Abdulbaki Gölpınarlı

:

Ve inanan da ey kavmim dedi, bana uyun da size doğru yolu göstereyim.

Adem Uğur

:

O iman eden kimse: Ey kavmim! dedi, siz bana uyun, sizi doğru yola götüreceğim.

Ali Bulaç

:

İman eden (adam) dedi ki: "Ey Kavmim, siz bana tabi olun, ben sizi doğru yola iletip yönelteyim."

Ali Fikri Yavuz

:

İman etmiş olan (adam şöyle) dedi: “- Ey kavmim! Siz bana uyun; size doğru yolu göstereceğim.

Bekir Sadak

:

O inanan kimse dedi ki: «Ey milletim! Bana uyun, sizi dogru yola eristireyim.»

Celal Yıldırım

:

İmân eden adam dedi ki: «Ey milletim I Bana uyun ki, size doğru yolu göstereyim.

Diyanet İşleri (eski)

:

O inanan kimse dedi ki: 'Ey milletim! Bana uyun, sizi doğru yola eriştireyim.'

Diyanet Vakfi

:

O iman eden kimse: Ey kavmim! dedi, siz bana uyun, sizi doğru yola götüreceğim.

Edip Yüksel

:

İnanan adam dedi ki, 'Ey halkım, beni izleyin ki size doğru yolu göstereyim.'

Elmalılı Hamdi Yazır

:

O iyman eden zat ise: ey kavmım, dedi: Gelin ardımca size reşad yolunu göstereyim

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

:

O iman eden kişi ise: «Ey kavmim, gelin arkamdan size reşad yolunu (murada erdirecek yolu) göstereyim.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

:

O iman etmiş olan kimse dedi ki: «Ey kavmim! Bana uyun ki size doğru yolu göstereyim.»

Fizilal-il Kuran

:

İnanan adam dedi ki: «Ey kavmim! Bana uyun, sizi doğru yola götüreyim.»

Gültekin Onan

:

İnanan (adam) dedi ki: "Ey kavmim, siz bana tabi olun, ben sizi doğru yola iletip yönelteyim."

Hasan Basri Çantay

:

İman eden o (zât): «Ey kavmim, dedi, siz bana uyun, size doğru yolu göstereceğim».

İbni Kesir

:

İnanmış olan demişti ki: Ey kavmim; bana uyun, sizi doğru yola hidayet edeyim.

Muhammed Esed

:

İmana ermiş olan adam (şöyle) devam etti: "Ey kavmim! Bana uyun; (uyun ki) sizi doğruluk ve dürüstlük yoluna yönelteyim!

Ömer Nasuhi Bilmen

:

İmân eden zât ise dedi ki: «Ey kavmim! Bana tâbi olunuz, sizi doğru yola götüreyim.»

Şaban Piriş

:

İnanmış kişi şöyle dedi: -Ey halkım, bana uyun, size doğru yolu göstereyim.

Suat Yıldırım

:

İman eden zat şöyle devam etti: "Ey benim halkım, gelin bana uyun ki size doğru yolu göstereyim."

Süleyman Ateş

:

İnanan (adam) dedi ki: "Ey kavmim, bana uyun, sizi doğru yola götüreyim."

Tefhim-ul Kuran

:

İman eden (adam) dedi ki: «Ey Kavmim, siz bana tabi olun, ben sizi doğru yola iletip yönelteyim.»

Ümit Şimşek

:

İman eden zat, 'Ey kavmim,' dedi. 'Bana uyun ki size doğru yolu göstereyim.

Yaşar Nuri Öztürk

:

O iman eden kişi dedi ki: "Ey toplumum! Bana uyun, sizi doğru yola götüreyim."

Abdullah Aydın

:

O îmân eden kimse şöyle dedi: “Ey milletim! Bana uyun, size doğru yolu göstereceğim.”

Ahmet Davudoğlu

:

İman etmiş olan zat dedi ki: “Ey kavmim! Bana uyun ki, size doğru yolu göstereyim.”

Ali Arslan

:

İman eden o zat: “Ey kavmim! Bana tâbi olun. Sizi doğru yola götüreyim” dedi.

Arif Pamuk

:

İman etmiş olan kişi dedi ki: "Ey kavmim, bana uyun ki, size doğru yolu göstereyim."

Ayntabî Mehmet Efendi

:

Yine mü'min olan zat: “Ey kavmim! Bana ittiba edin, ki size doğru yolu göstereyim” dedi.

Bahaeddin Sağlam

:

Ve o inanan kişi dedi ki: “Ey kavmim! Bana uyun, ben size doğru yolu göstereyim.”

Diyanet Vakfı (1993)

:

O îmân eden kimse: “Ey kavmim! dedi, siz bana uyun, sizi doğru yola götüreceğim.

Hasan Tahsin Feyizli

:

İnanan (o adam) dedi ki: “Ey kavmim, bana uyun, sizi doğru yola ileteyim.”

Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay

:

O inanan kimse dedi ki: “Ey milletim! Bana uyun, sizi doğru yola eriştireyim.”

Hüseyin Kaleli

:

“İman eden de: “Ey kavmim! Bana uyun ki sizi doğru yola ileteyim” dedi.”

İsmail Mutlu, Şaban Döğen

:

İman eden kimse, "ey kavmim," dedi. "Bana uyun ki size doğru yolu göstereyim."

Mustafa İslamoğlu

:

Derken iman eden o kimse, “Ey kavmim!” dedi, “Bana uyun ki ben sizi akl-ı selim yoluna yönelteyim!

Nedim Yılmaz

:

Îmân eden o zat: “Ey kavmim!” dedi. “Peşimden gelin sizi doğru yola götüreyim.”

Ömer Rıza Doğrul

:

(Firavun kavminden) Mü'min olan (kimse): “Ey kavmim” dedi. “Siz bana tâbî olun sizi dosdoğru yola iletirim.”

Talat Koçyiğit

:

İman etmiş olan o kimse demişti ki: “Ey kavmim ! Bana uyun da, sizi kurtuluş yoluna hidayet edeyim.”

Ziya Kazıcı, Necip Taylan

:

İman etmiş olan (adam) dedi: “Ey kavmim! Bana uyun ki, size doğru yolu göstereyim.”

Bir Heyet

:

O îmân eden kimse: “Ey kavmim! dedi. Siz bana uyun, sizi doğru yola götüreceğim.

 

 

Gösterim: 578