25/FURKÂN-71

Bismillâhirrahmânirrahîm

وَمَن تَابَ وَعَمِلَ صَالِحًا فَإِنَّهُ يَتُوبُ إِلَى اللَّهِ مَتَابًا

Ve men tâbe ve amile sâlihan fe innehu yetûbu ilâllâhi metâbâ(metâben).

Ve kim (mürşidi önünde) tövbe eder ve salih amel (nefs tezkiyesi) işlerse, o taktirde muhakkak ki o, tövbesi kabul edilmiş olarak Allah'a ulaşır (hayattayken ruhu Allah'a ulaşır).


1. ve men : ve kim
2. tâbe : tövbe etti
3. ve amile sâlihan : ve salih amel (nefs tezkiyesi) yaptı
4. fe : böylece, o taktirde
5. inne-hu : muhakkak o
6. yetûbu : tövbe eder (ve Allah'a döner)
7. ilâ allâhi : Allah'a
8. metâben : tövbesi kabul edilmiş

AÇIKLAMA 

Bismillâhirrahmânirrahîm

Furkan-70 ve 71, birbirinin arkasından iki olayı ifade ediyor. Önce tövbe işlemi, sonra ruhun, tövbeleri kabul edilmiş bir şekilde Allah'a geri dönüşü. 

Tövbelerin kabulü, günahların sevaba çevrilmesinin ifadesidir. Nisa-64'te Allah diyor ki:

4 / NİSÂ - 64: Ve mâ erselnâ min resûlin illâ li yutâa bi iznillâh(iznillâhi). Ve lev ennehum iz zalemû enfusehum câûke festagferûllâhe vestagfera lehumur resûlu le vecedûllâhe tevvâben rahîmâ(rahîmen).
Ve Biz, (hiç) bir resûlü, Allah'ın izniyle kendilerine itaat edilmesinden başka birşey için göndermedik. Ve onlar nefslerine zulmettikleri zaman, eğer sana gelselerdi, böylece Allah'tan mağfiret dileselerdi ve Resûl de onlar için mağfiret dileseydi, mutlaka Allah'ı, (iki tarafın da) tövbelerini (onların tövbesini ve Resûl'ün mağfiret talebini) kabul eden ve rahmet edici olarak bulurlardı. 

Öyleyse Allah, sahâbenin talebini kabul ediyor, onların günahlarını affediyor. Peygamber Efendimiz (S.A.V)'in sahâbe hakkındaki talebini kabul ediyor, onların günahlarını bir defa daha affediyor. Günahları sevaba çeviriyor. Günahları sevaba çevrilen kişinin ise ruhu, Furkan-71'e göre, tövbeleri kabul edilmiş olarak Allah'a dönüyor, hayatta iken ruhu Allah'a ulaşıyor.

25/FURKÂN-71

Bismillâhirrahmânirrahîm

İmam İskender Ali Mihr

:

Ve kim (mürşidi önünde) tövbe eder ve salih amel (nefs tezkiyesi) işlerse, o taktirde muhakkak ki o, tövbesi kabul edilmiş olarak Allah'a ulaşır (hayattayken ruhu Allah'a ulaşır).

Diyanet İşleri

:

Kim de tövbe eder ve salih amel işlerse işte o, Allah’a, tövbesi kabul edilmiş olarak döner.

Abdulbaki Gölpınarlı

:

Kim tövbe eder ve iyi işlerde bulunursa şüphe yok ki o, Allah'a, tövbesi kabûl edilmiş olarak döner.

Adem Uğur

:

Kim tevbe edip iyi davranış gösterirse, şüphesiz o, tevbesi kabul edilmiş olarak Allah'a döner.

Ali Bulaç

:

Kim tevbe eder ve salih amellerde bulunursa, gerçekten o, tevbesi (ve kendisi) kabul edilmiş olarak Allah'a döner.

Ali Fikri Yavuz

:

Kim tevbe eder de salih amel işlerse, muhakkak ki o, tevbesi makbul bir şekilde Allah’a döner.

Bekir Sadak

:

Kim tevbe edip yararli is islerse, suphesiz o, Allah'a geregi gibi yonelmis olur.

Celal Yıldırım

:

(Evet) kim tevbe edip iyi-yararlı amelde bulunursa şüphesiz ki o, Allah'a, tevbesi kabul edilmiş ve sevabına erişmiş olarak döner.

Diyanet İşleri (eski)

:

Kim tevbe edip yararlı iş işlerse, şüphesiz o, Allah'a gereği gibi yönelmiş olur.

Diyanet Vakfi

:

Kim tevbe edip iyi davranış gösterirse, şüphesiz o, tevbesi kabul edilmiş olarak Allah'a döner.

Edip Yüksel

:

Tevbe edip iyi davrananlar ise ALLAH'a gereği gibi dönmüş olur

Elmalılı Hamdi Yazır

:

Ve her kim tevbe edip de salâh ile çalışırsa o muhakkak Allaha makbul olarak döner

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

:

Ve her kim tevbe edip iyi davranışta bulunursa, muhakkak o tevbesi kabul edilmiş olarak Allah'a döner.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

:

Ve her kim tevbe edip iyi davranış gösterirse, şüphesiz o, tevbesi kabul edilmiş olarak Allah'a döner.

Fizilal-il Kuran

:

Kim tevbe eder de arkasından iyi amel işlerse o kimse kararlı bir pişmanlıkla Allah'a yönelmiş olur.

Gültekin Onan

:

Kim tevbe eder ve salih amellerde bulunursa, gerçekten o, tevbesi (ve kendisi) kabul edilmiş olarak Tanrı'ya döner.

Hasan Basri Çantay

:

Kim (günâhlardan) tevbe (ve rücû') eder, güzel amel (ve hareket) de de bulunursa muhakkak o, Allaha — tevbesi makbul ve (Allahın) rızâsına erişmiş olarak — döner.

İbni Kesir

:

Kim de tevbe edip salih amel işlerse; şüphesiz ki o, Allah'a tevbesi kabul edilmiş olarak döner.

Muhammed Esed

:

Zaten kim ki tevbe eder ve (sonra da) dürüstçe, erdemlice davranırsa, gereği üzere Allah'a yönelen işte odur.

Ömer Nasuhi Bilmen

:

Ve her kim tövbe etmiş ve sâlih amelde bulunmuş olursa artık şüphe yok ki o Allah Teâlâ'ya rızasını kazanmış olarak döner.

Şaban Piriş

:

Kim tevbe eder ve doğruları yaparsa, O, tevbesi kabul edilmiş olarak Allah’a döner.

Suat Yıldırım

:

Kim tövbe edip, güzel ve makbul işler yaparsa, gereğince tövbe eden işte odur.

Süleyman Ateş

:

Kim tevbe eder ve faydalı iş yaparsa o, makbul bir kimse olarak Allah'a döner.

Tefhim-ul Kuran

:

Kim tevbe eder ve salih amellerde bulunursa, gerçekten o, tevbesi (ve kendisi) kabul edilmiş olarak Allah'a döner.

Ümit Şimşek

:

Onun için, tevbe edip de güzel işler yapan kimse, tevbesi makbul olarak Allah'a döner.

Yaşar Nuri Öztürk

:

Kim tövbe edip hayra ve barışa yönelik iş yaparsa, hiç kuşkusuz tövbesi kabul edilmiş olarak Allah'a döner.

Abdullah Aydın

:

Kim tevbe edip iyi iş ve hareketlerde bulunursa şüphesiz o, Allah'a gereği gibi yönelmiş olur.

Ahmet Davudoğlu

:

Ve kim tevbe eder de yararlı iş görürse, muhakkak o, tevbesi makbul olarak Allah'a döner.

Ali Arslan

:

Kim tevbe eder ve salih amel işlerse, şüphesiz o, Allah'a tevbesi kabul edilmiş olarak döner.

Arif Pamuk

:

Kim tevbe edip iyi davranış gösterirse, şüphesiz o, tevbesi kabul edilmiş olarak Allah'a döner.

Ayntabî Mehmet Efendi

:

Kim (ma'sıyetlerden) tövbe eder ve (onu terk ve nedametle) sâlih amel işlerse, -rızasınâ erişmiş ve sevâb ve mükâfâtına nâil olmuş olarak- Allahû Tealâ'ya rücû' eder.

Bahaeddin Sağlam

:

Kim tevbe edip salih işler yaparsa, o (makbul bir kul olarak) Allah'a dönüş yapmış demektir.

Diyanet Vakfı (1993)

:

Kim tevbe edip iyi davranış gösterirse, şüphesiz o, tevbesi kabul edilmiş olarak Allah'a döner.

Hasan Tahsin Feyizli

:

Kim (günâhlardan) tevbe edip iyi iş (ve hareket)te bulunursa, muhakkak o Allah'a tam bir yönelişle dönmüş (demek)tir.

Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay

:

Kim tevbe edip yararlı iş işlerse, şüphesiz o, Allah'a gereği gibi yönelmiş olur.

Hüseyin Kaleli

:

“Kim de tevbe eder ve yararlı iş yaparsa, artık şüphesiz o, Allâh’a tam tevbe ediyor.”

İsmail Mutlu, Şaban Döğen

:

Kim tevbe edip güzel işler yaparsa, tevbesi makbul olarak Allah'a döner.

Mustafa İslamoğlu

:

Kaldı ki her kim tevbe eder ve sorumlu davranırsa, işte sadece böyleleri Allah’a gereği gibi yönelmiş sayılacaktır.

Nedim Yılmaz

:

Kim tevbe edip iyi amel işlerse; şüphesiz o Allah’a tam bir dönüşle gider.

Ömer Rıza Doğrul

:

Kim tevbe edip doğru dürüst işler işlerse muhakkak ki Allah'ı hoşnut ederek O’na dönmüş olur.

Talat Koçyiğit

:

Kim tövbe eder ve iyi iş yaparsa, tövbesi makbul olarak Allah'a döner.

Ziya Kazıcı, Necip Taylan

:

Tevbe edip salih amel işleyenler muhakkak ki makbul bir şekilde Allah'a döner.

Bir Heyet

:

Kim tevbe edip iyi davranış gösterirse, şüphesiz o, tevbesi kabul edilmiş olarak Allah'a döner.

 

 

Gösterim: 794