41/FUSSİLET-54

Bismillâhirrahmânirrahîm

أَلَا إِنَّهُمْ فِي مِرْيَةٍ مِّن لِّقَاء رَبِّهِمْ أَلَا إِنَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ مُّحِيطٌ

E lâ innehum fî miryetin min likâi rabbihim, e lâ innehu bi kulli şey’in muhît(muhîtun).

Onlar gerçekten Rab'lerine mülâki olacaklarından (ruhlarını hayatta iken Allah'a ulaştıracaklarından) şüphe içindeler, öyle değil mi? O (Allah), herşeyi ihata etmiştir (ilmiyle kuşatmıştır), öyle değil mi?


1. e lâ : (öyle) değil mi
2. inne-hum : muhakkak, gerçekten onlar
3. : de, içinde
4. miryetin : şüphe
5. min : den
6. likâi rabbi-him : Rab'lerine mülâki olmak, ulaşmak
7. e lâ : (öyle) değil mi
8. inne-hu : muhakkak, gerçekten o
9. bi kulli şey'in : herşeyi
10. muhîtun : kuşatandır

AÇIKLAMA 

Bismillâhirrahmânirrahîm

Allahû Tealâ, Allah'a ulaşmaktan şüphe içinde olanları ve de olmayanları net olarak ayırmıştır. Fussilet-54'le Bakara-46 birbirinin zıddı bir hüviyet taşıyor:

2 / BAKARA - 45: Vesteînû bis sabri ves salât(salâti), ve innehâ le kebîratun illâ alâl hâşiîn(hâşiîne).
(Allah'tan) sabırla ve namazla istiane (özel yardım) isteyin. Ve muhakkak ki o (hacet namazı ile Allah'a ulaştıracak mürşidini sormak), huşû sahibi olanlardan başkasına elbette ağır gelir. 

2 / BAKARA - 46: Ellezîne yezunnûne ennehum mulâkû rabbihim ve ennehum ileyhi râciûn(râciûne).
Onlar (o huşû sahipleri) ki, Rab'lerine (dünya hayatında) muhakkak mülâki olacaklarına ve (sonunda ölümle) O'na döneceklerine yakîn derecesinde inanırlar. 

Allah'a ulaşmayı dileyen kişi Allahû Tealâ tarafından huşû sahibi kılınır. Huşû sahibi olduğu zaman da, mutlaka ruhunu ölmeden Allah'a ulaştırmaktan emin olur. Onlar, kesin şekilde inanırlar ki; Allah'a mülâki olacaklardır, Allah'a rücû da edeceklerdir (ruhlarını ölümlerinden sonra Allah'a tekrar geri göndereceklerdir). Ölüm melekleri, Allah'ın katından gelen ruhlarını, tekrar Allah'a geri götüreceklerdir. Bu âyette ise insanlar, ruhlarını ölmeden evvel Allah'a ulaştıracaklarından şüphe içindeler. 

Ve herşeyi kuşatmak, Allahû Tealâ'nın rahmeti ve ilmiyle gerçekleştirdiği bir husustur.

Allahû Tealâ diyor ki: 

40 / MU'MİN - 7: Ellezîne yahmilûnel arşa ve men havlehu yusebbihûne bi hamdi rabbihim ve yu’minûne bihî ve yestagfirûne lillezîne âmenû, rabbenâ vesi’te kulle şey’in rahmeten ve ilmen fagfir lillezîne tâbû vettebeû sebîleke vekıhim azâbel cahîm(cahîmi). 
Arşı tutan melekler ve onun etrafındaki kişi (devrin imamı), Rab'lerini hamd ile tesbih ederler ve O'na îmân ederler. Ve âmenû olanlar için (Allah'tan) mağfiret dilerler: "Rabbimiz, Sen herşeyi rahmetle (rahmetinle) ve ilimle (ilminle) kuşattın. Böylece (mürşidin önünde) tövbe edenleri ve senin yoluna (Sıratı Mustakîm'e) tâbî olanları mağfiret et (günahlarını sevaba çevir). Onları cehennem azabından koru!” 

41/FUSSİLET-54

Bismillâhirrahmânirrahîm

İmam İskender Ali Mihr

:

Onlar gerçekten Rab'lerine mülâki olacaklarından (ruhlarını hayatta iken Allah'a ulaştıracaklarından) şüphe içindeler, öyle değil mi? O (Allah), herşeyi ihata etmiştir (ilmiyle kuşatmıştır), öyle değil mi?

Diyanet İşleri

:

İyi bilin ki, onlar Rablerine kavuşma konusunda şüphe içindedirler. İyi bilin ki, O, her şeyi kuşatandır.

Abdulbaki Gölpınarlı

:

İyice bil ki onlar, şüphe yok, Rablerine kavuşacaklarından şüphe etmedeler; iyice bil ki şüphe yok, o, her şeyi kuşatmış, kavramıştır.

Adem Uğur

:

Dikkat edin; onlar, Rablerine kavuşma konusunda şüphe içindedirler. Bilesiniz ki O, her şeyi (ilmiyle) kuşatmıştır.

Ali Bulaç

:

Dikkatli olun; gerçekten onlar, Rablerine kavuşmaktan yana derin bir kuşku içindedirler. Dikkatli olun; gerçekten O, her şeyi sarıp kuşatandır.

Ali Fikri Yavuz

:

Dikkat et! O kâfirler, Rablerine kavuşmaktan bir şübhe içindedirler. Dikkat et, Allah her şeyi (ilmi ve kudreti ile) kuşatandır.

Bekir Sadak

:

Dikkat edin; onlar Rablerine kavusmaktan suphededirler; dikkat edin; Allah suphesiz her seyi bilgisiyle kusatandir. *

Celal Yıldırım

:

Haberiniz olsun ki, onlar Rablarına kavuşma hususunda tam bir şüphe içindedirler. Dikkat edin ki, O, her şeyi (ilmiyle, kudretiyle, tasarrufuyla) kuşatmıştır.

Diyanet İşleri (eski)

:

Dikkat edin; onlar Rablerine kavuşmaktan şüphededirler; dikkat edin; Allah şüphesiz her şeyi bilgisiyle kuşatandır.

Diyanet Vakfi

:

Dikkat edin; onlar, Rablerine kavuşma konusunda şüphe içindedirler. Bilesiniz ki O, her şeyi (ilmiyle) kuşatmıştır.

Edip Yüksel

:

Aslında onlar Rab'lerinden bir kuşku içindedirler. O, her şeyi (bilgi ve yönetimiyle) kuşatmıştır.

Elmalılı Hamdi Yazır

:

Uyan! onlar rablarının likasından işkil içindeler, uyan ki o her şey'i muhît

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

:

Uyan! Onlar Rablerinin karşısına çıkacaklarından şüphe içindedirler; uyan ki, O herşeyi kuşatmıştır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

:

İyi bilin ki onlar Rablerine kavuşmaktan bir şüphe içindedirler, yine iyi bilin ki, Allah her şeyi ilmiyle kuşatmıştır.

Fizilal-il Kuran

:

İyi bil ki onlar, Rabb'ine kavuşmaktan kuşku içindedirler. İyi bil ki O, herşeyi kuşatmıştır.

Gültekin Onan

:

Dikkatli olun; gerçekten onlar, rablerine kavuşmaktan yana derin bir kuşku içindedirler. Dikkatli olun; gerçekten O, her şeyi sarıp kuşatandır.

Hasan Basri Çantay

:

Gözünü aç, muhakkak onlar Rablerine kavuşmakdan bir şübhe içindedirler. Gözünü aç, O, hakıykaten herşey'i çepçevre kuşatandır.

İbni Kesir

:

İyi bilin ki; onlar, Rabblarına kavuşmaktan şüphededirler. Dikkat edin, muhakkak ki Allah; her şeyi çepeçevre kuşatandır.

Muhammed Esed

:

Gerçek şu ki onlar, (Hesap Günü) Rableri ile karşılaşıp karşılaşmayacaklarından tam emin değiller! Şüphesiz O, her şeyi kuşatır!

Ömer Nasuhi Bilmen

:

İyi bil ki, şüphe yok onlar Rablerine kavuşmaktan dolayı bir şekk içindedirler. İyi bil ki, muhakkak O, her şeyi ilmen ihata edendir.

Şaban Piriş

:

Onlar, Rab’lerine kavuşmaktan şüphe içindedirler! Bilin ki o, her şeyi kuşatmıştır.

Suat Yıldırım

:

Ama dikkat edin ki onlar Rab’lerine kavuşma hususunda şüphe içindedirler. İyi bilin ki O, her şeyi ilmi ve kudreti ile kuşatmıştır.

Süleyman Ateş

:

İyi bil ki onlar, Rablerine kavuşmaktan kuşku içindedirler. İyi bil ki O, her şeyi kuşatmıştır (her şey Allâh'ın bilgisi içindedir).

Tefhim-ul Kuran

:

Dikkatli olun; gerçekten onlar, Rabblerine kavuşmaktan yana derin bir kuşku içindedirler. Dikkatli olun; gerçekten O, her şeyi sarıp kuşatandır.

Ümit Şimşek

:

Heyhat, onlar Rablerine kavuşmaktan kuşku içindedirler. Ama şunu da iyi bilin ki, O herşeyi her haliyle kuşatmıştır.

Yaşar Nuri Öztürk

:

Dikkat edin, onlar Rablerine kavuşma konusunda bir şüphe içindedirler. Gözünüzü açın! Allah Muhît'tir, herşeyi çepeçevre kuşatmıştır.

Abdullah Aydın

:

Dikkat et, o kâfirler Rablerine kavuşmaktan bir şüphe içindedirler. Dikkat et Allah herşeyi (ilmi ve kudretiyle) çepeçevre kuşatandır.

Ahmet Davudoğlu

:

Dikkat et! Onlar, Rablerine kavuşmaktan şüphe içindedirler. Dikkat et! O (Allah) herşeyi ilmiyle, kudretiyle kuşatmıştır.

Ali Arslan

:

İyi bilin ki onlar Rablerine kavuşmak hususunda şüphe içindedirler. Ve iyi bilin ki O (Allah) herşeyi ilmi ve kudretiyle kuşatmıştır.

Arif Pamuk

:

Dikkat edin! Onlar Rablerine kavuşmaktan şüphe içindedirler. Dikkat edin! Allah, her şeyi bilgisiyle kuşatmıştır.

Ayntabî Mehmet Efendi

:

İyi bil ki, onlar (küfredenler) Rablerine kavuşmadan şek içindedirler. Yine iyi bil ki Allahû Tealâ, herşeyi (ilmi ve kudretiyle) muhît'tir.

Bahaeddin Sağlam

:

İyi bilin ki onlar, Rableri ile buluşmaktan şüphe içindedirler... İyi bilin ki O, herşeyi kuşatmıştır.

Diyanet Vakfı (1993)

:

Dikkat edin; onlar, Rablerine kavuşma konusunda şüphe içindedirler. Bilesiniz ki O, herşeyi (ilmiyle) kuşatmıştır.

Hasan Tahsin Feyizli

:

Dikkat et, onlar Rabb'lerine kavuşmaktan bir şüphe içindedirler. İyi bil ki O, (Allah, ilim ve kudretiyle) şüphesiz herşeyi kuşatandır.

Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay

:

Onlar Rablerine kavuşmaktan şüphededirler.

Hüseyin Kaleli

:

“Dikkat et! Şüphesiz onlar Rabblerine kavuşmaktan bir şüphe içindedirler. Dikkatli ol. Muhakkak O, her şeyi kuşatandır.”

İsmail Mutlu, Şaban Döğen

:

Bilin ki onlar Rablerine kavuşmaktan şüphe içindedirler. Bilin ki O herşeyi ilim ve kudretiyle kuşatmıştır.

Mustafa İslamoğlu

:

Bakın, belli ki onlar Rablerinin huzuruna çıkacaklarına ilişkin tereddüt içindeler! Bakın, şüphe yok ki O her şeyi çepeçevre kuşatmıştır!

Nedim Yılmaz

:

İyi bil ki, onlar, Rablerine kavuşmaktan şüphe içindedirler. İyi bil ki, Allah (ın ilmi) her şeyi kuşatıcıdır.

Ömer Rıza Doğrul

:

İyi bilin ki, onlar Rablerine kavuşmak hususunda şüphe içindedirler. İyi bilin ki, (Hak Tealâ her şeyi kuşatmıştır). Herşey O'nun kabzasındadır.

Talat Koçyiğit

:

Bilesiniz ki, o müşrikler, Rablerine kavuşmaktan şüphe içindedirler; ve yine bilesiniz ki, O, herşeyi kuşatmıştır.

Ziya Kazıcı, Necip Taylan

:

Dikkat et! Onlar (kâfirler) Rablerine kavuşmaktan bir şüphe içindedirler. Dikkat et ki Allah, herşeyi çepeçevre kuşatandır.

Bir Heyet

:

 

Gösterim: 549