1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 

32/SECDE-13

Bismillâhirrahmânirrahîm

وَلَوْ شِئْنَا لَآتَيْنَا كُلَّ نَفْسٍ هُدَاهَا وَلَكِنْ حَقَّ الْقَوْلُ مِنِّي لَأَمْلَأَنَّ جَهَنَّمَ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ أَجْمَعِينَ

Ve lev şi’nâ le âteynâ kulle nefsin hudâhâ ve lâkin hakkal kavlu minnî le emleenne cehenneme minel cinneti ven nâsi ecmaîn(ecmaîne).

Ve eğer dileseydik, bütün nefslere kendi hidayetlerini elbette verirdik (herkesi hidayete erdirirdik). Fakat Benim: "Mutlaka cehennemi, tamamen cinlerden ve insanlardan dolduracağım." sözü(m) hak oldu.


1. ve lev : ve eğer
2. şi'nâ : biz diledik
3. le : elbette, mutlaka
4. âteynâ : biz verdik
5. kulle : hepsi, her
6. nefsin : nefs, kişi
7. hudâ-hâ : onun hidayeti
8. ve lâkin : ve lâkin, fakat
9. hakka : hak oldu
10. el kavlu : söz
11. min-nî : benden
12. le : elbette, mutlaka
13. emleenne : mutlaka dolduracağım
14. cehenneme : cehennem
15. min el cinneti : cinlerden
16. ve en nâsi : ve insanlar
17. ecmaîne : bütün, hepsi

AÇIKLAMA 

Bismillâhirrahmânirrahîm

Zumer Suresinin 71. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ buyuruyor ki: 

39 / ZUMER - 71: Vesîkallezîne keferû ilâ cehenneme zumerâ(zumeran), hattâ izâ câuhâ futihat ebvâbuhâ, ve kâle lehum hazenetuhâ e lem ye’tikum rusulun minkum yetlûne aleykum âyâti rabbikum ve yunzirûnekum likâe yevmikum hâzâ, kâlû belâ ve lâkin hakkat kelimetul azâbi alel kâfirîn(kâfirîne). 
Kâfirler, zümre zümre cehenneme sürülürler. Oraya geldikleri zaman, onun (cehennemin) kapıları açılır. Ve onun (cehennemin) bekçileri onlara derler ki: “Size, sizden (sizin aranızdan) olan resûller gelmedi mi ki, size Rabbinizin âyetlerini okusun, bugüne (buraya) geleceğinizi (söyleyerek) uyarsın? (Cehenneme gidenler) dediler ki: “Evet (geldiler).” Fakat azap sözü kâfirlerin üzerine hak oldu. 

İnsanlara insan resûller, cinlere cin resûller gelir. Allah cehennemi mutlaka insanlardan ve cinlerden dolduracaktır. Onlara azap edeceği sözü hak olmuştur. ve bu azap sözünün hak olmasının işlevinde Allah buyuruyor ki: 

16 / NAHL - 36: Ve le kad beasnâ fî kulli ummetin resûlen eni’budûllâhe vectenibût tâgût(tâgûte), fe minhum men hedallâhu ve minhum men hakkat aleyhid dalâleh(dalâletu), fe sîrû fîl ardı fanzurû keyfe kâne âkıbetul mukezzibîn(mukezzibîne).
Ve andolsun ki Biz, bütün ümmetlerin (milletlerin, kavimlerin) içinde resûl beas ettik (hayata getirdik, vazifeli kıldık). (Allah'a ulaşmayı dileyerek) Allah'a kul olsunlar ve taguttan (insan ve cin şeytanlardan) içtinap etsinler (sakınıp kurtulsunlar) diye. Onlardan bir kısmını, (Resûlün daveti üzerine Allah'a ulaşmayı dileyenleri) Allah hidayete erdirdi ve bir kısmının (dilemeyenlerin) üzerine dalâlet hak oldu. Artık yeryüzünde gezin. Böylece yalanlayanların akıbetinin, nasıl olduğuna bakın (görün). 

Hiçbir zaman, hiçbir kavmi resûlsüz bırakmayan Allahû Tealâ, bütün kavimlerde resûl beas etmiştir. O kavimdeki insanları taguta kul olmaktan kurtarsınlar da Allah'a kul etsinler diye. Bir kısmı bu sebeple hidayete ermişlerdir. Bir kısmınınsa üzerine dalâlet hak olmuştur. Dalâletin hak olması, azabın da hak olmasını ifade eder. Dalâlet o insanların cehenneme gidip azap çekmelerine sebep olur.

32/SECDE-13

Bismillâhirrahmânirrahîm

İmam İskender Ali Mihr

:

Ve eğer dileseydik, bütün nefslere kendi hidayetlerini elbette verirdik (herkesi hidayete erdirirdik). Fakat Benim: "Mutlaka cehennemi, tamamen cinlerden ve insanlardan dolduracağım." sözü(m) hak oldu.

Diyanet İşleri

:

Eğer dileseydik, herkese hidayetini verirdik. Fakat benim, “Andolsun, cehennemi hem cinlerden hem de insanlardan dolduracağım” sözüm gerçekleşecektir.

Abdulbaki Gölpınarlı

:

Ve dileseydik herkesi doğru yola sevk ederdik ve fakat benden şu söz çıkmıştır, mukadderdir bu: Elbette cehennemi, bütün insanlarla, cinlerle dolduracağım.

Adem Uğur

:

Biz dilesek, elbette herkese hidayetini verirdik. Fakat, "Cehennemi hem cinlerden hem insanlardan bir kısmıyla dolduracağım" diye benden kesin söz çıkmıştır.

Ali Bulaç

:

Eğer biz dilemiş olsaydık, her bir nefse kendi hidayetini verirdik. Fakat benden çıkan şu söz gerçekleşecektir: "Andolsun, cehennemi cinlerden ve insanlardan (inkâr edenlerle) tamamıyla dolduracağım."

Ali Fikri Yavuz

:

Eğer dileseydik, herkese (dünyada) hidayetini verirdik, fakat benden şu söz gerçekleşti: “- Muhakkak ki cehennemi bütün (kâfir olan) cinlerle, insanlardan dolduracağım.”

Bekir Sadak

:

Biz dilesek herkese hidayet verirdik, fakat cehennemi tamamen cin ve insanlarla dolduracagima dair Benden soz cikmistir.

Celal Yıldırım

:

Biz dileseydik herkesi doğru yola iletirdik; ama şanıma yemin olsun ki, Cehennem'i cinlerle, insanlarla olduğu gibi dolduracağım diye benden hak bir söz çıkmıştır.

Diyanet İşleri (eski)

:

Biz dilesek herkese hidayet verirdik, fakat cehennemi tamamen cin ve insanlarla dolduracağıma dair Benden söz çıkmıştır.

Diyanet Vakfi

:

Biz dilesek, elbette herkese hidayetini verirdik. Fakat, «Cehennemi hem cinlerden hem insanlardan bir kısmıyla dolduracağım» diye benden kesin söz çıkmıştır.

Edip Yüksel

:

Dileseydik herkese hidayetini verirdik. Ancak, cinlerin ve insanların bir kısmıyla cehennemi topluca dolduracağıma dair sözüm gerçekleşmiştir.

Elmalılı Hamdi Yazır

:

Eğer dilemiş olsa idik her nefse hidayetini verirdik ve lâkin benden şu kavil hakk oldu: elbette ve elbette Cehennemi dulduracağım bütün cinlerle insanlardan

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

:

Eğer dilemiş olsaydık, herkese hidayetini verirdik; fakat tarafımdan şu söz verildi: «Elbette ve elbette cehennemi bütün cin ve insanlardan dolduracağım!»

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

:

Eğer biz dilemiş olsaydık her nefse hidâyetini verirdik. Fakat benden: «Bütün insanlar ve cinlerden cehennemi elbette dolduracağım.» sözü hak olmuştur.

Fizilal-il Kuran

:

Dileseydik herkese hidayeti verirdik. Fakat benden «mutlaka cehennemi, insanlardan ve cinlerden bir kısmıyla tamamen dolduracağım» sözü çıkmıştır.

Gültekin Onan

:

Eğer biz dilemiş olsaydık, her bir nefse kendi hidayetini verirdik. Fakat benden çıkan şu söz gerçekleşecektir: "Andolsun, cehennemi cinlerden ve insanlardan (inkar edenlerle) tamamıyla dolduracağım."

Hasan Basri Çantay

:

Eğer biz dileseydik herkesi elbette hidâyete erdirirdik. Fakat benden (saadır olan şu): «Cehennemi bütün cinlerden, insanlardan muhakkak dolduracağım» sözü hak olmuşdur.

İbni Kesir

:

Eğer Biz isteseydik; herkesi elbette hidayete erdirirdik. Fakat: Cehennemi tamamen cinn ve insanlarla dolduracağım, diye Benden hak söz sadır olmuştur.

Muhammed Esed

:

Eğer dileseydik her insanı doğru yola ulaştırırdık fakat (böyle olmasını dilemedik ve sonuçta) şu vaadim doğru çıkacak: "Cehennemi mutlaka görünmeyen varlıklar ve insanlarla dolduracağım!"

Ömer Nasuhi Bilmen

:

Ve eğer dilemiş olsa idik her nefsi elbette hidâyete erdirirdik. Fakat elbette ki, «Cehennemi bütün cinlerden ve insanlardan dolduracağım» sözü Benden hak olmuştur.

Şaban Piriş

:

Dileseydik, herkesi doğru yola iletirdik. Fakat; “Cehennemi tamamen cin ve insanlarla dolduracağım” diye söz verdim.

Suat Yıldırım

:

Eğer dileseydik bütün insanlara hidâyet verir, doğru yola koyardık. Lâkin "Cehennemi cinlerden ve insanlardan bir kısmıyla dolduracağım" hükmü kesinleşmiştir.

Süleyman Ateş

:

Dileseydik, herkese hidâyetini verirdik, (herkesi doğru yola iletirdik). Fakat benden "Mutlaka cehennemi, cinlerden ve insanlardan bir kısmiyle tamamen dolduracağım!" kararı çıkmıştır.

Tefhim-ul Kuran

:

Eğer biz dilemiş olsaydık, her bir nefse kendi hidayetini verirdik. Fakat benden çıkan şu söz gerçekleşecektir: «Andolsun, cehennemi cinlerden ve insanlardan (küfre sapanlarla) tamamiyle dolduracağım».

Ümit Şimşek

:

Dilesek Biz herkese hidayet verirdik. Fakat Benim 'Cinlerin ve insanların bütün inkârcılarıyla Cehennemi doldururum' şeklindeki sözüm böylece gerçekleşmiştir.

Yaşar Nuri Öztürk

:

Biz dileseydik, her benliğe hidayetini elbette verirdik. Fakat benden şu yolda söz hak olmuştur: "Yemin olsun, cehennemi tamamıyla cinlerden ve insanlardan dolduracağım."

Abdullah Aydın

:

Eğer dileseydik, herkesi (dünyada) elbette hidayete erdirirdik. Fakat benden şu söz gerçekleşti: "Muhakkak ki Cehennemi cinlerden ve insanlardan bir kısmıyla dolduracağım."

Ahmet Davudoğlu

:

Eğer dileseydik, biz herkese hidâyetini verirdik. Lâkin benden şu söz sâdır olmuştur: "Elbet ve elbet cehennemi cinlerden ve insanlardan dolduracağım!".

Ali Arslan

:

Eğer dileseydik her nefse kendi hidayetini verirdik. (Onlarda doğru yolu bulurlardı)

Arif Pamuk

:

Biz dilesek elbette herkese hidayet verirdik. Fakat cehennemi tamamen cin ve insanlarla dolduracağıma dair benden kesin söz çıkmıştır.

Ayntabî Mehmet Efendi

:

Şayet dileseydik, her nefse îmân ve sâlih âmeli tevfik ederdik. Fakat, Benden sâdır olan şu söz hak oldu: "Cehennem'i, muhakkak bütün cinn ve insten (olan kafirlerle) dolduracağım."

Bahaeddin Sağlam

:

Eğer isteseydik, herkese doğru yolu bulacak imkânı ona verirdik.

Diyanet Vakfı (1993)

:

Biz dilesek, elbette herkese hidayetini verirdik.

Hasan Tahsin Feyizli

:

Biz dileseydik herkese (dünyada) hidâyetini verir (doğru yola iletir)dik.

Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay

:

Biz dilesek herkese hidayet verirdik.

Hüseyin Kaleli

:

“Eğer dileseydik elbette her nefse hidâyetini verirdik. Fakat benden söz tahakkuk etmiştir. Andolsun cehennemi elbette cinlerden ve insanlardan hepsiyle dolduracağım.”

İsmail Mutlu, Şaban Döğen

:

Dileseydik, iradelerini ellerinden alarak biz herkese hidayeti verirdik. Fakat "Yemin olsun ki cinlerin ve insanların hepsinden Cehennemi doldururum" sözümüz böylece gerçekleşecek ve iradelerini inkar yönünde kullananlar cezalarını bulacaklardır.

Mustafa İslamoğlu

:

İmdi eğer Biz isteseydik, herkesi doğru yola (zorla) sokardık; fakat (bunu istemedik) ki, (iyiler kötülerden seçilsin de) tarafımdan verilmiş bulunan “Mutlaka cehennemi görünmeyen varlıkların ve insanların (kötüleriyle) tıka basa dolduracağım” sözü gerçekleşsin.

Nedim Yılmaz

:

Dileseydik herkese hidayetini verirdik. Fakat cehennemi bütün cin ve insanlardan (emrime karşı gelenlerle) dolduracağım diye, Ben’den kesin söz çıkmıştır.

Ömer Rıza Doğrul

:

Dileseydik herkesi dosdoğru yola iletirdik. Fakat Benim cehennemi mutlaka cin ve insanlarla dolduracağım hakkındaki hükmüm gerçektir.

Talat Koçyiğit

:

Eğer dileseydik herkese hidayet ederdik.

Ziya Kazıcı, Necip Taylan

:

Eğer dilesek herkesi hidâyete erdirirdik.

Bir Heyet

:

Biz dilesek, elbette herkese hidayetini verirdik.

 

 

 

Gösterim: 586