Sure numarasına göre sırala          Alfabetik sırala              İniş sırasına göre sırala

 

 KUTSAL KİTABIMIZ

KUR’ÂN-I KERİM

 Allahû Teâlâ,  A.İmran-81. Ayette Nebilerine hitaben “Size Kitap ve hikmet verdim” Buyurmaktadır. Tüm Peygamberlere Şeriat Kitabı verilmiş. Günümüzde, sadece dört kutsal kitap biliniyor. Bunlardan Tevrat, Zebur ve İncil çok tahrifata uğramış. Fakat çağımızın hidayetçisi ve devrin İmamı olan bir mübarek, Bu kitaplarda hidayet ile ilgili ayetlerin yozlaşmasına Allah’ın izin vermediğini söylüyor. Gerçekten incelendiğinde bazı ifadelerin kur’ân-ı kerim ile örtüştüğü görülüyor. Ancak, büyük oranda tahrif edildiği bir gerçektir.

Onun için Allahû Teâlâ, Hiçr suresi-9.Ayette, “Muhakkak ki zikri (Kur'ân-ı Kerim'i), Biz indirdik. O'nun koruyucuları (da) mutlaka Biziz.” Buyurmaktadır. Bu sebeple hamd olsun ki, bir harfi ile değişmeyen Allah kelamı elimizdedir. Hz. Peygamberimiz de veda hutbelerinde, “Size iki emanet bırakıyorum. Olanlara sarılıp uydukça hiç şaşırmazsınız. Onlar Allah kelamı Kur’ân ve Peygamberinin sünnetidir.” Buyurmuş. Bazı kaynaklarda ise, “Kur’ân ve ehli beytim” dediği rivayet ediliyor. Ancak, İslam’ın temel kaynağının Kur’ân olduğu tartışmasızdır.

Bu yüzden kur’ân-ı kerim çok önemlidir. Temel itikadi bilgilerin kur’ândan öğrenilmesi gerekmektedir. Çünkü İblis, Allah’tan aldığı izinle, insanların çoğunu kendisi ile beraber cehenneme sürüklemeye kararlıdır. Sebe suresi-20. Ayette de, Bir fırka hariç insanların çoğunun kendisine tabi olacağı bildirilmektedir. Hadisler koruma altında değildir. Tahrifata maruz kalabilir.  Hz. Peygamberimiz, “Benim hadislerim tartışıldığında, Kur’ân ile mukayese ediniz. Kur’âna aykırı hadislerim olamaz.” Buyurmuşlardır. O zaman şüphesiz en sağlam kaynak kur’andır.

Ancak, Kur’ân Arapçadır. Biz Türkler bunu anlamakta zorlanıyoruz. Ülkemizde kırka yakın kur’ân meali ve tefsiri var. İncelendiğinde bazı ayetlere farklı mana verildiğini görüyoruz. Doğrusunu hangisidir? Nasıl bileceğiz? Enam-38. Ayette, “Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık” İfadesi sebebi ile araştırdığımızda, sorumuzun cevabını A.İmran suresinin-7. Ayetinde buluyoruz.

Bu ayette, kur’ân’ın muhkem ve müteşâbih ayetlerden meydana geldiği bildiriliyor. Manaları açık ayetlerin muhkem, anlamları kapalı, açıklanması gereken ayetlerin müteşâbih olduğunu öğreniyoruz. Müteşabih ayetleri, Allah’ın ulülelbab adını verdiği âlimlerin açıklayabileceklerini öğreniyoruz. Ulülelbab olanların da, daimi zikir sahipleri olduğu A.İmran-191. Ayette bildirilmektedir.

Bu bilgilerden sonra, Kur’ân meallerinde, bazı ayetlere farklı mânâ verilmesinin sebebi anlaşılıyor. Bu yüzden İslam toplumlarında, Kur’ândaki İslam yaşanmamaktadır. İnsanlarımız Kur’ân yerine, emaniye bilgilerle yazılan kitaplara göre amel ediyor. Bu sebeple, İslam ülkeleri hep birbirleri ile kavgalıdır. Hâlbuki sahabe ve Osmanlı döneminde, ilimde fende yüksek toplumlar meydan getirilmiş. Onlar huzur ve mutlulukta tüm çağlara örnek olmuşlardır. Çağımızda kur’ân yaşanmadığı için, İslam âlemi mutsuz, huzursuz çağın refah seviyesini yakalanamıyor.

Onun için rahmetli M. Akif Ersoy, “ İnmemiştir. Bu kur’ân, hele bunu hakkıyla bilin. Ne mezarlıkta okumak ne fal bakmak için.” Demiştir. Kur’ân dünya hayatında yaşanması için indirilmiştir. Kur’anda verilen mesajların anlaşılması çok önemlidir. farklı mânâlar verilen tercümelerden anlayabilir miyiz? Kutsal kitapları öğretme görevinin Nebi resullere, onların olmadığı dönemlerde veli resullere verildiği A.İmran 164 ve Cuma-2. Ayetlerde açıklanmaktadır.

Maide -19 ve Müminun-44. Ayetlerden, Her kavim içinde, bütün zaman parçalarında Allah’ın peygamber olmayan veli resulleri olduğunu anlıyoruz. Allah kendisine yaklaşmak isteyen kullarını bu Salih kullarına ulaştırıyor. Kur’ân bunlardan öğrenildiğinde, dünyanın ne kadar güzel olduğu görülecek, insanlarımız nefislerindeki afetleri tasfiye ederek huzur ve mutluluğa ulaşacaklardır.

Allahû Teâlâ bu konuyu, Enbiya-7 ve Nahl-43. Ayetlerde “Ve Biz, senden önce, kendilerine vahyettiğimiz ricalden (erkeklerden) başkasını (resûl olarak) göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, o takdirde zikir ehline (daimi zikir sahiplerine) sorun!” şeklinde açıklamaktadır. Kur’anın ruhunu açıklayacak kişilerin, Allah ile rabıta kurabilen (erkek) evliyalar olması gerektiğini sonucuna ulaşıyoruz. Sadece onlar, sonsuz bir ilim hazinesi olan kutsal kitabımızın ruhunu açıklayabiliyor.

Biz okuyucularımız için sanal âlemde, yayınlanan kur’ân meallerini topladık. Bunları sizlerin istifadesine sunmak istedik. Kur’ân-ı Kerim meal ve tefsiri sayfamızda, kutsal kitabımızın orijinal metni, ayetlerdeki her kelimenin anlamları, bunlara göre düzenlenmiş meali ile tefsirini bir arada sunuyoruz. Tefsirin altında da, ülkemizde yayınlanmış yirmi altı kur’an meali birlikte verilmektedir. Bu mealler arasında mukayese yapabilir. İncelendiğinde, bazılarının aynı ayetlere farklı anlamlar verdikleri görülecektir. Yanlış mealler insanlarımızın dalâlette kalmalarına sebep olmaktadır.

Yüce rabbimiz bu konuyu, Bakara-79.ayette, “Artık elleriyle (emaniye bilgiler içeren) kitabı yazanların vay haline! Sonra da onu (bu yazdıklarını) az bir bedel karşılığında satmak için: “Bu Allah'ın indindendir.” derler. İşte onlara yazıklar olsun, elleriyle yazdıkları şeylerden dolayı ve yazıklar olsun onlara, kazandıkları şeyler sebebiyle.” İfadesi ile açıklamaktadır. Müteakip ayette de, mevcut mealler içinde en doğrusunun nasıl teşhis ve tespit edileceğinin ipucu verilmektedir.

Bakara-80. Ayet, “Ve (emaniyeye tâbî olanlar): “Ateş bize, sayılı günlerden başka asla dokunmayacak (günahlarımız kadar yanıp cennete gireceğiz).” dediler. De ki: “Allah'ın katından bir ahd mi edindiniz?” O takdirde (Eğer böyle bir ahd almışsanız) Allah, ahdinden asla dönmez. Yoksa Allah'a karşı bilmediğiniz bir şey mi söylüyorsunuz?” Buyrulmaktadır. Çağımızda İslamı yaşadığını zanneden bazı kişiler cehennemde biraz kebap olduktan sonra, cennete gideceklerine inanıyorlar. Bu düşüncenin yanlışlığı ortaya çıkmaktadır. Biz mealleri bu kur’an ölçüsüne göre değerlendiriyoruz.

Sayfamızın diğer bir özelliği, Türkçe, Tevrat, Zebur ve İncil’in de incelemenize sunulmasıdır. Boş zamanlarınızda bunlara da göz atmanızı tavsiye ediyoruz. Büyük tahrifata uğramalarına rağmen özellikle, Tevrat ve İncil’de kur’anı kerim ile örtüşen ayetler dikkati çekmektedir. Ayrıca, kutsal kitabımızın istediğiniz cüz ve sureleri güzel sesli hafızlarımızdan dinleyebileceğiniz seçenekler de sunulmaktadır. Bunlardan başka İslamın temel kavramlarını Kur’an ayetleri ile açıklanan sohbetleri de sizlerin değerlendirmesine sunuyoruz. Çok istifade edeceğinizi tahmin ediyoruz.  

Sonuç olarak bu sayfamız çok güzel oldu. Büyük emek veren editörümüze çok teşekkür ediyoruz. Tefsirler verilirken aslına sadık kalmaya özen gösterilmiştir. İslamın temel kaynakları kur’an ve Hz. peygamberimizin kur’ana uygun olan hadisleridir. Kutsal kitabımız bu acıdan incelenmelidir. Kutsal kitabımız bir ilim hazinesidir. Hidayet rehberidir. Hasta kalplere şifadır. Mutluluk reçetesidir. Kardeşlerimizin yeterince istifade etmeleri dileği ile sitemizi ziyaretleri için şükranlarımızı sunarız.                                                              

27 Mart 2012

 

Kütahya

 

Osmanlı Kültürünü yayma ve Yaşatma Derneği

 

-OKYAY-

Gösterim: 2536